Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar

Lütfi USLU

Lütfi USLU

E-Posta : uslulutfi@yahoo.com

 Kalp hastalıkları, kanser, diyabet, solunum yolu hastalıkları, akıl hastalıkları gibi bulaşıcı olmayan hastalıklar önceden zengin toplumların hastalıklarıyken artık durum değişti. Bu hastalıklar artık en çok düşük ve orta gelirli toplumları etkiliyor.

 

Sağlıksız yaşam tarzlarının ve plansız şehirleşmenin giderek artması bulaşıcı olmayan hastalıkları da arttırmaktadır. Bu düzensizlikler hastalıklara karşı hassas ve direnci düşük olan gelişmekte olan ülkeleri en çok etkilemektedir. Ülkemizin de içinde yer aldığı bu gurup ülkeler bu hastalıklar tarafından hem en çok etkilenmektedir hem de baş etmek için kısıtlı imkânlara sahiptir. Ayrıca bu kronik hastalıklar her yıl birçok ailenin fakirleşmesine sebep olmaktadır.

 

Bulaşıcı olmayan hastalıklar sebebiyle ölümlerin, yaşlılığın doğal sebebi olduğu düşünülür. Bu söylemi sık sık duymamız bu hastalıklara ne kadar az önem verdiğimizin bir göstergesidir. Hepimiz bir gün bir sebepten dolayı öleceğiz fakat bu ölümlerin erken olması gerekmiyor. Bu hastalıklar sebebiyle gerçekleşen ölümlerin % 40’ı, zamanından önce olan ölümlerdir. Yaşam tarzlarımızı düzenleyerek, bulaşıcı olmayan hastalıklardan korunup yaklaşık 70 yıl olan yaşam süremizi uzatabiliriz.

 

Bulaşıcı olmayan hastalıklar sadece erken ölümlere yol açmakla kalmıyorlar. Diyabet, astım, yüksek tansiyon, kanser gibi rahatsızlıklar yaşam kalitemizi de azaltıyorlar.

 

 Dünya Sağlık Örgütü bulaşıcı olmayan hastalıklara daha kolay odaklanılabilmesi için 4 önemli hastalığı, 4 önemli risk faktörünü ve 4 biyolojik risk faktörünü belirlemiştir. Dört önemli hastalık yıllık ölümlerin yaklaşık %60’ına sebep olan; kardiyovasküler hastalıklar, kanser, diyabet, kronik solunum yolu hastalıklarıdır. Dört önemli risk faktörü; sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik, aşırı alkol tüketimidir. Dört biyolojik risk faktörü ise; yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, yüksek kan şekeri ve şişmanlıktır.

 

Elimizdeki imkânları ne kadar etkili kullandığımızı tekrar gözden geçirmeliyiz. Günümüzde, kan basıncı ölçülebiliyor, hipertansiyon ve yüksek kolesterol kontrol altında tutulabiliyor, diyabet erken teşhis edilerek ilaçlarla ya da diyet ile kontrol altında tutulabiliyor, astım kontrol altında tutulabiliyor, kanser tedavi edilebiliyor bazen iyileştirilebiliyor, kanser ağrısı kolay ve ucuz bir şekilde hafifletilebiliyor. Bütün bu araçlara bugün sahibiz ancak şimdiki nesilin uzun zamandan beri ilk defa, anne-babalarından daha kısa yaşayacağı ilk nesil olacağı tahmini, bu araçları ne kadar etkili kullandığımız hakkında şüphe uyandırıyor.


İzlenme: 829
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARLAR

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI

ÇOK OKUNANLAR

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ