Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

CHP'li Erdoğdu Darıcalılara seslendi

CHP Genel Başkan Yarımcısı Aykut Erdoğdu, partinin milletvekili adaylarının tanıtıldığı Darıca mitinginde, “Bu memleketi bu iktidardan kurtarıyorsanız o zaman Kuvay-ı Milliye’nin şehitlerine layık olabilirsiniz” dedi

CHP'li Erdoğdu Darıcalılara seslendi
20 Haziran 2018 - 00:52

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, CHP Darıca İlçe Örgütü’nün ev sahipliğinde Cumhuriyet Meydan’ında düzenlenen, partinin 27. Dönem milletvekili adaylarının tanıtıldığı mitinge katılmak üzere ilimize geldi. CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay, partinin milletvekili adaylarından; Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, Muhip Kanko, Yeşim Akpınar, Ali Güneş, Sezer Nilgün Aydın, Zeynep Çiğdem Cambaz, İl Yönetim Kurulu üyeleri, İl Kadın Kolları Başkanı Songül Kaya, İl Gençlik Kolları Başkanı Emre Andız, CHP Darıca İlçe Başkanı Yakup Törk, CHP Darıca İlçe Yönetim Kurulu üyeleri, CHP Darıca Gençlik Kolu Başkanı Aydın Işık da mitinge katılan isimler arasındaydı.

 

BİRİ CANDAN BİRİ CAMDAN

Mitingin açılış konuşmasını gerçekleştiren CHP Darıca İlçe Başkanı Yakup Törk, katılım gösteren ve organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu. Partinin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ve AKP’nin adayı cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için bir karşılaştırma yapan Törk, “Muharrem İnce sahici, içten içinden geldiği ve inandığı gibi konuşuyor. Konulara hakim anlattıkları inandırıcı. Dinleyicileri sıkmıyor, her dakikası heyecanlı. Erdoğan ise Promter’dan okumada ustalaşmış. Düşüncesi ile örtüşüp örtüşmediği anlaşılamıyor. Üslubunu kendisi gibi düşünmeyenleri aşağılayan bir biçimde kullanmaktan çekinmiyor. Biri camdan diğeri candan. Tercih sizin” ifadelerini kullandı.

 

EL UZATMAYANLAR ARTIK BİZİ DİNLİYOR

Mitingde Darıcalılara hitap eden CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay ise, “24 Haziran seçimleri için, ülkemizin daha aydınlık bir geleceğe çıkması için, Cumhuriyetimizi tek adamın hegemonyasına teslim etmemek için gece gündüz karış karış çalışıyoruz. Gittiğimiz her yerde insanlar oyumuz Muharrem İnce’ye, oyumuz Cumhuriyet Halk Partisi’ne diyor. Tabi ki bu karşılık bizi çok sevindiriyor. Daha önce ziyaret ettiğimiz kahvehanelerden biz gelince kaçanlar, el uzatmayanlar bile artık bizi dinliyor, oyumuz size, size güveniyoruz diyor. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, cumhuriyetin kurucu partisi, çimentosu, kimsesizlerin kimsesi, kimin neye nerede ihtiyacı varsa ona koşan bir parti ve bizlerde bu partinin üyeleri, sizler de bu partiye gönül veren destek veren kardeşlerimizsiniz” dedi.

 

ÖNCE OĞLUNU EĞİTSİN

24 Haziran seçimlerine sayılı günler kaldığını hatırlatan Sarıbay, “Fazla vakit kalmadı. Askerler şafak sayar. Şafak 5. 5 gün sonra bunlar gidici. Hukuksuzlukları, edepsizlikleri, canlarının sıkıntısı tamamen bundan. Geçenlerde Büyükşehir Belediyesi Başkanı’nın oğlunun bir paylaşımı vardı. Terbiyesizce yapılmış bir paylaşım. Ben her zaman belediye başkanlığına saygı duydum, değer verdim önem verdim ve ‘Belediye başkanı seçilen kişi seçildiği yerin aile reisidir’ dedim. Ama şehrin aile reisinin oğlu büyük bir terbiyesiz. Önce belediye başkanı kendi oğlunu eğitsin, terbiye versin. Bu seçimlerde halk her şeyi gördü. 24 Haziran’daki başarımıza sunduğunuz katkı için şimdiden hepinize teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu. 

 

3 HARİKA MİLLETVEKİLİ

Kocaeli’de bulunmaktan ve Darıcalılar ile buluşmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu ise ; “Öncelikle Kocaeli halkına 3 harika milletvekilini meclise gönderdiğiniz için yürekten teşekkür ediyorum. Gerek çalışkanlıkları, gerek aralarındaki uyum ve geçen dönem sadece Kocaeli halkı için değil, tüm ezilenler, mazlumlar emekçiler için eşsiz bir çaba gösterdiler. Bu başarıları da parti yönetimimiz tarafından yeniden listede yer verilerek pekişti. Ama bu sefer Kocaeli’den daha mutlu, daha özgür, daha huzur içinde yaşayan bir Türkiye için en az 5 milletvekili bekliyoruz. Sakın umudunuzu kaybetmeyin. Sakın iktidar gücü ile tehdit edilenlerin seçim aldatmacasına inanmayın. Sokakta ve halkta başka bir enerji var. Türkiye’de değişimin heyecanı var. 24 Haziran günü Muharrem İnce’yi Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanlığında beraber göreceğiz” dedi.

 

ENFLASYON ALTINDA HALK EZİLİYOR

Ülkenin ekonomik kalkınmasında üretime izin verilmediğini ve engellendiğini belirterek iktidarın izlediği politikayı eleştiren Erdoğdu açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Her gün lafta kavga ettiklerini kafa tuttuklarını halka yamamaya çalışan iktidar Almanya’dan borç dileniyor. Parayı bulamazsanız döviz ihtiyacınızı karşılayamazsanız döviz fiyatları artmaya devam eder. Döviz fiyatından bana ne diyebilirsiniz ama şunu düşünün. Aldığınız soğandan, patatesten, ekmekten, bindiğiniz dolmuşun fiyatına kadar her şey döviz endeksli. Döviz artıyorsa her şeyin fiyatı artıyor demektir. Yani enflasyon artıyor demektir. Enflasyon, döviz artarken sizin kazancınız da artmaz. Hal böyle olunca siz enflasyon altında eziliyorsunuz demektir. 

 

ÇİFTÇİNİN BELİNİ KIRDILAR

Soğan patates 4-5 TL olmuş, domates 6 TL olmuş. Bunlar bizim yurttaşlarımızın temel ihtiyacı. Et yemek lüks oldu. Et yiyemiyoruz artık. Çünkü çiftçinin belini kırdılar. Kendi çiftçimizi destekleyeceğimize ithalat yaptığımız Urguay’ın, Sırbistan’ın, Fransa’nın çiftçisi destekleniyor. Eğer Anadolu çiftçisini desteklemezseniz, çiftçimiz ekmezse biçmezse biz büyükşehirde açız demektir. Milli gelirimiz sadece yüzde 1’ni yani örneğin 100 dolar gelirimiz varsa sadece 1 dolarını çiftçiye aktarmamız gerekiyordu. Fakat bunun yarısını aktardılar. Çiftçi zarar etti. Zarar eden çiftçi de hayvanını kesti sattı. Üretimden vazgeçti. Bu gün geldiğimiz noktada ne yazık ki canlı hayvan ithal ediyoruz. Çünkü yerli stokumuz bitti. Eğer ithalat yapmazlarsa et fiyatları çok yüksekte kalacak. 

 

HİJAZİ FİRMASI ESKİ BAKANLA İLİŞKİLİ Mİ

Ve ithalat yaptıklarında fiyatları birden düşüyorlar, kalan hayvanlar da kesilmek zorunda kalınıyor sonra tekrar ithalat yapıyorlar. Çünkü onların derdi doğuda zor koşullarda hayvancılık yapan insanlar, çiftçiler değil. Onların derdi tarım ithalatı yapan 3-5 şirkete kazandırmak. Öncelikleri bu. Halkta bir işleri yok bunların. Bu canlı hayvan ithalatı sayesinde milyonlarca dolar kazanan 3 firma var. Bir tanesi Hijazi firması. Soruyorum. Geçmiş Tarım Bakanı’nın bu firma ile ilişkisi nedir? Bir tek Hijazi şirketine Türkiye’nin tarımı kurban edilebilir mi? Nohut, mercimek, kuru fasülye, tavuk ne ararsanız yurtdışından ithal etmeye başladık. 

 

DEĞİŞTİRMEZSENİZ KITLIK VE AÇLIK ÇIKACAK

Bu şu demektir. Bu düzeni sizler oylarınız ile değiştirmezseniz, yakında kıtlık ve açlık çıkacak demektir. Çünkü az buçuk döviziniz varsa ithalat yaparsınız ancak elde döviz kalmadığı içinde döviz kurları fırlamış durumda. Bugün geldiğimiz noktada, memleketin kaderi sizlerin ellerinde. Esnafsanız kazancınız, çalışıyorsanız maaşınız, emekli iseniz maaşınız, öğrenci iseniz gelecekteki işiniz hepsinin kaderi, bugün memleketin kaderi sizlerin ellerinde. Benim havaset yapmaya ihtiyacım yok. Keşke bunları televizyon kanallarında anlatabilseydim. O zaman bu seçim bu kadar az payla bitmeyecekti. Bugün biz kazanıyoruz. Ama belki yüzde 70, yüzde 80 ile kazanacaktık. 

 

DEMOKRASİDEN BANA NE DEMEYİN

Çünkü gerçekler bilinmiş olsaydı kimse vatana bu kötülüğü yapanlara oy vermezdi bu yüzden medyayı da ele geçirdi. Bu yüzden basın kuruluşlarını ele geçirdiler. Kuvay-ı Milliye’yi vatanı seven millet ittifakının sesini kesmek amacı ile medyayı ele geçirdiler. Bizim gelir getiren tüm kurumlarımızı da yabancı şirketlere sattılar. Temel sorunları var. Biri demokrasi ve adalettir. Sanki ben eylem yapıyorum, bana ne demokrasiden ben kazancıma bakıyorum diyebilirsiniz. Şunu unutmayın sizin işiniz ve kazancınız bu ülkenin ekonomisi ile ilgili. Bu ülkenin ekonomisi ne kadar iyi ise işiniz kazancınız da o kadar iyidir. 

 

HAKKINIZI ARAYACAK YARGIÇ YOKSA

Ülke ekonomisinin iyi olması içinse bu ülkede yatırım yapılması üretim olması gerekiyor. Peki bu ülkede demokrasi yoksa, olağanüstü hal ile bütün haklarımız elimizden alındıysa, devlet ele geçirildiği Tayyip Erdoğan ve çevresindeki güçler tarafından size istediği an, istediği şeyi yapabiliyorsa ve sizin hakkınızı arayacak bir yargı yoksa ve siz yatırımcı iseniz bu ülke yatırım yapar mı? Halkı temsil eden yargıçlar hakimler kimsenin önünde eğilemez. İkinci sorunumuz kutuplaşma, gerginlik. Bu toplumun adı Türk ulusudur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti mensubuyuz. Etnik kimlikliklerimiz bizim zenginliğimizdir. Kürtlük, Lazlık çerkezlik, laiklik, muhafazakarlık, sunnilik Alevilik ve nicesi bunlar bizim için renk renk çiçeklerdir, bu çiçeklerden bir demetiz biz. 

 

SEÇİM ÖNCESİ KANDİL’E Mİ GİRİLİR

Toplumu, Türk-Kürt diye, laik muhafazakar diye, alevi-sünni diye, başı açık kapalı diye bölmeye başlarsanız, bu memlekete en büyük kötülüğü yapmış olursunuz. ‘Açılım’ diye bu ülkenin barış umudunu çaldılar. Bugün Kocaeli’nin, Manisa’nın, Balıkesir’in ve daha nice ilimizin yoksul çocukları dağlarda şehit oluyor. Kandil’e gireceklermiş. Kandile seçim öncesi mi girilir? Koskoca Türkiye Cumhuriyeti’nin kahraman askerini, polisini seçim uğruna mı oraya gönderiyorsunuz? Yıllardır aklınız neredeydi? Elinizi vicdanınıza koyun ve düşünün. Yapılan operasyonlar terör için mi yoksa seçim için mi yapılıyor? Birbirimizi aldatmaya gerek yok. Terör bu ülkenin en büyük baş belasıdır. 

 

TERÖRÜ ÇÖZMEK İÇİN TERÖRÜ KULLANMAYA KALKARSANIZ

Ama terörü çözmek için terörü kullanmaya kalkarsanız bu ülke bedbaht olur. Bu gerginlikle iş de olmaz aş da olmaz. Darıca önemli bir yer kendinizin oy vermesi yetmez. Bir tanıdığınız ile konuşun şu anlattıklarımı bir anlatın. Bir sürü kararsız seçmenimiz var. Ben tanımıyorum onları sizler tanıyorsunuz. Onları arayın. Bu iktidardan ne bu memlekete ne de ümmedi Muhammed’e bir fayda yoktur. Bu memleketi bu iktidardan kurtarıyorsanız o zaman Kuvay-ı Milliye’nin şehitlerine layık olabilirsiniz. Çünkü Kuvay-ı Milliye bu yoksul vatanı birileri ayakkabı kutularına paralarını koysun diye kurtarmadı. 

 

KÜBRA BEBEK AÇLIKTAN ÖLÜRKEN İKTİDAR MİLYAR DOLARLIK SARAYDA

Bu Kuvay-ı Milliye Kübra bebek açlıktan ölürken, iktidar 5 milyar dolarlık saraylar yapsın diye bu ülkeyi kurtarmadı. Kuvay-ı Milliye bu vatanı imtiyazları ile bize bıraktı. Madenlerimizi, fabrikalarımız, tarımımızı, özgürlüğümüzü, huzurumuzu her şeyimizi elimizden alarak bizi kendi ülkemizde köle yaptılar. Daha mutlu, daha huzurlu, daha kardeşçe, daha eşit, daha özgür daha zengin bir ülkede yaşamak istiyorsak adresiniz Muharrem İnce’dir, adresiniz millet ittifakıdır. Biz kazanacağız.” Erdoğdu konuşmasının ardından partinin 27. Dönem milletvekili adaylarını tek tek sahneye davet ederek Darıcalıları selamladı.