otan yapı
darıca gazetesi

Dünya Diktatörü Yahudi Banker Rothschild (yazı serisi-2)

Yüksel ALTINOK

Yüksel ALTINOK

E-Posta : yuksel.altinok@gmail.com

 

Geçen yazı serimizde Rothschild ve ailesinin tarihçesine deginmiştik bıraktığımız yerden devam ediyorum.

Diğer bir tarihi Rothschild entrikası İngilterenin Çin’i koloni olarak elinde tuttuğu devirlerdedir.Yeni kıta Amerikaya el atmış olan Rothschildler British East Shipping Company haklarını kontrol altına aldılar ve Çin ile yasa dışı afyon ticaretine başladılar. Amerikanın New England’lı ailelerine küçük hisseler vermeye başladılar.
Russel, Coolidge, DeLeino, Forbes ve Perkins aileleri hızlı yelkenli (scooner) tekneleriyle gerçekleştirdikleri afyon kaçakçılığı sayesinde inanılmaz derecede zenginleştiler. Rothschildlar 1820 de Samuel Russel Perkins’in denizyolu taşıtlarını satın aldı ve ortağı Warren Deleino Jr. ile afyon kaçakçılığına başladı. (Warren DeLeino  ABD başkanı Franklin DeLeino Roosvelt’in dedesidir) Amerikan tarihinin saygın ailelerinin tarih içinde ne derece kirli ilişkiler içinde olduğunu böylece görüyoruz. Sırası gelmişken söyleyeyim ben Hindistanı istiklaline kavuşturan Mathama Gandhi hariç Atatürk gibi ak pak tertemiz bir devlet adamı daha henüz görmüş değilim ve uzun asırlar boyuncada görebileceğimizi hiç sanmıyorum. Ne Mutlu bize ki böyle dünya devi üstün bir liderin sahibi olmuşuz, bu biz Türk milletine tanrının bir lütfudur ancak tahsil ortalması ilk okul dörtten terki tahsil olan  bu cahil milletin pek çoğu onun büyüklüğünü idraktan yoksun olduğu gibi kendi bedenlerine göre dikilmiş Kemalizim ceketini de giymekten imtina etmektedir. Bizler bu ceketi ğiymekten imtina ettiğimiz derecede rezalet ve sefaletin çukurunda yaşamaya mahkumuz bunuda böylece bilelim. Gelelim  tekrar Rothschıild’lara; İngiltere sonunda Çin’in Hindistandan satın alacağı bir emtia buldu ; AFYON!  Hindistandan önce birkaç kutu ve sonra binlercesini almaya başladı. Ne zaman ki Çin otoriteleri kaçak afyon ticaretini durdurmayı denediler, bunun üzerine İngilizler afyonu hücümbotlarının içinde gönderdiler. Yaklaşık 20 yıllık bir çalkantılı dönemin ardından, 1858 deki Tien-Tsin  anlaşması ile sadece afyon ticareti serbest kalmadı, batı dünyası ayni zamanda Çin’in uluslar arası ticaret limanlarının tümünü kontrolüne almış oldu. Artik koskoca Çin İngilterenin kontrolu altında bir ingliz kolonisiydi. Thomas southerland adlı bir iskoç tarafından 1865 yılında HSBC
( the Hongkong and Shanghai Banking Corporation yani Honkong ve Şankhay Bankacılık Kooperatifi) Honkong da kuruldu. Rothschildler bu banka hisse senetlerini satın alarak bankayı ofyon ticaretini finanse etmede ve kirli para aktarmada kullandılar bu faaliyet ingiltere kraliçesi tarafından da destek gördü. Çin halkı afyonla uyuşturulup  kirli paralar İngiltereye akarken bir yandan da beyinleri uyuşmuş çin halkının sömürüsü ve kolay kontrolu devam etmekteydi. Afyan ticareti Rothschildler ve yandaşları aracılığıyla tamamen batının kontrolundaydı. Savaş sonrasında, afyon ticareti nerdeyse öncekinden de fazla yayılmaya başladı, Çin ve imparatorunun da bunu durduracak gücü yoktu.
1842"de afyon işi ile ilişkili Nankin Anlaşması ile İngilizler Çin’in elinden Honk Kong’u çaldılar.  Rothschild’in afyon kaçakçılığındaki ABD’li kolu olan Russel ailesi Skull and Bones (Kuru Kafa ve Kemikler) kardeşlik örgütünü Yale üniversitesinde kurdu. Amerikanın büyük para aileleri kardeşliğin iç güç çemberini oluştuturlar. Başta Rothschild olmak üzere Taft, Russel, Schiff, Haremon, Bush, Warburg, Guggenheim, Rockefeller, Stemson, Weighouser, Vanderbild, Goodyear ve Pillsbury aileleri ki bügün itibariyle Amerika Birleşik Devletlerinin kontrolunu  elinde tutan ailelelerdir saydıklarımın hepsi birlikte kirli bir kuruluş olan S&B (kuru kafa ve Kemikler Organizasyonu) üyeleridir. Yani bir nevi kara ve deniz korsanlığı tıpkı korsan bayraklarında sembolize edildiği gibidir. Kısacası Rothschillerin elinde bulunan HSBC bankası Rothschildlerin kirli işlerinin finansman akışında bir paravan banka durumunda olmuştur.

Yukarıda adı geçen aileler  Rothschildler etrafında bir çember şeklinde kümelendirildikleri gibi, Amerikanın büyük para aristokrasisini oluşturmak için nesiller boyu iç evlilikler (üye aileler arasında) yapmışdırlar. S&B üyesi Alfonso Taft oğlu  olan William Taft’ı adeta mancınıkla  Beyaz Sarayın tepesine fırlattı. Başkan Taft’ın 17. Anayasa Değişikliği, büyük sermaye sahiplerinin şahsen seçerek atadığı senatörleri sayesinde Amerikan senatosunu satın alarak kullanılmasını garantilemiştir.  Bugün CIA"nin en etkili üyeleri, ABD hükümeti ve büyük finans adamlarının hepsi Skull & Bones üyeleridir..

 Gelelim 21. Yüzyıldaki Rothschild entrikalarına ve gittikçe bir kaos içine sürüklenen dünya ve Amerikan ekonomisine ne yaptıklarına. H haksız yere Amerikalı Johny’e düşman olmayalım, onlarda senin benim gibi yahudi banker Rothschild tarafından sömürülen, kullanılan ve aldatılan masum ve saf yurttaşlardır. Evet Amerikan vatandaşları kendi ülkeleri içinde yahudi Rothschild’ın medyası, Hollywood’u, pek çok degişik basın yayın kuruluşu ve hatta kilise- Rothschild bağlantısı ile aldatılmakta ve dolandırılmaktadır. Düşüne biliyormusunuz son 50 yıl içinde icat edilen ve artık ourmuş bir terim olan Judea-Christian (Yahudi-Hiristiyan) terimi dindar ya da dindar olmayan ABD’lilere benimsettirilmiş ve günlük yaşantılarında kullanılan bir terim olmuş vaziyettedir. Ne demek Judea-Christian (yani yahudi-hristiyan ya da hiristiyan ve yahudi birdir arada fark yoktur anlamı yaratmaya çalışılan bir yapma terim), herşeyden önce Yahudiler hiristiyan değil Hiristiyanlar yahudi değildir ve birbirlerinden nefret etmektedirler ama bu günün propaganda makinası olan bu terim kiliselere dahi benimsettirilerek bir yahudi sempatizanlığı yaratılmak istenmiş hatta pek çok ABD hiristiyanı şuursuzca bu terimi kabul etmiş durumdadır. Rothschild’lerin  içinde yaşadıkları Hristiyan toplumunda daha rahat operasyon yapmak ve rahat hareket edebilmek uğrunda yapmıyacakları zehirli reklamın haddi ve hududu yoktur. Hatta Hispanikleri (kızılderili beyaz)  ve negroları muhafazakar ve milliyetçi beyazlara karşı bir silah olarak kullanmaktadırlar. Bu kullanışta Hollywood filimleri, sosyal ve kultürel daireler, devlet kuruluşları, basın yayın, egitim daireleri ve bilhassa kilise çok aktif bir şekilde kullanılmaktadır. Ana gaye beyaz adamın etkinliğini ortadan kaldırıp onu pıstırmak ve bir köşeye sıkıştırmaktır ve böylece ortadan kalkmış olan beyaz adam muhafazakarlığı ve Amerikan milliyetçiliği sayesinde Rothschildler elini kolunu sallıyarak bu ülkede istediklerini rahatlıkla yapabilecek ve sürekliliğini saglayacaklardır ve zaten bu durum ABD’de tam manasıyla oturmuş vaziyettedir. Rothschildler ABD de olduğu gibi bütün dünyadaki muhafazakar ve milliyetçi yapıya karşıdırlar ve milliyetçi devlet yapılarını yıkıp ortadan kaldırarak gevşek toplum yapıları yaratmak ve onları rahatlıkla kontrol etmek gayesindedirler. Türkiye üzerinde oynanan oyun da aynen böyledir. Bu güzel vatana, türkün yurduna mümkün mertebe değişik etnik gurupların degişik bahanelerle sokularak nüfuslarının arttırılması ve bir yabancılar rekabeti yaratılması bu ülkede mevcut olan türk milliyetini sulandırarak zayıflatmak gayesine matuf olup dünya devletine gitmenin hazırlık safhalarından biridir. Zira Rothschild’lerin planı olan Dünya Devleti onun hükümranlığını devam ettirmesi için gerekli ortamın yaratılmış olması anlamındadır. Bu gayede yapılanlar ilk planda NAFTA’nın yani North Amerika Free Trade Agreement ( Kuzey Amerika Serbest Ticaret Antlaşması) nın kurulması ile Meksika-ABD-Kanada birliğine gidilecek bir yolun açılması ilk adım olmuştur. Arkasından Büyük Orta Doğu Projesi ortaya atılmış, diğer paket kuruluşlar olarak Afrika Devletler Birliği, Avrupa Birliği, henüz teori halinde ve üzerinde çalışılmakta olan Güney Asya devletler Birliği ve Pasafik adalar birliği üzerinde çalışılmaktadır.  Yani bütün dünya yahudinin milliyetten örf ve adetlerden arındırılmış paket devleleri haline getirilerek yahudi Rothschild tarafından kullanılacak ve sömürülecektir. Aynen Ahd-i atik (Eski sözleşme) de ve Kabala’da söylendiği gibi bir ğün gelecek bütün dünya yahudiler tarafından idare edilecektir sapık fikri üzerinde çalışan Rothschild ailesi hepimiz için büyük bir tehdittir. İsrail'in eski Cumhurbaşkanı Ben Gorion 6 Şubat 1962 tarihli Look Magazin'deki demecinde:"Bütün dünya merkezi Kudüs olacak yeni bir Birleşmiş Milletlerin, Federatif bir üyesi haline gelecek, bütün ordular feshedilecek ve böylece Yeni Dünya Düzeni gerçekleşecektir." iddiasında bulunmaktadır. Devamı gelecek nüshada.


İzlenme: 891
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARLAR

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI

ÇOK OKUNANLAR

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ