Nobel Ödüllü Prof. Morten Meldal, Gebze Teknik Üniversitesi, Kongre ve Kültür Merkezi’ni dolduran öğrencilere verdiği seminerdeki konuşmasında şunları söyledi; Hayat, çevreye tepki veren ve elektron dalgalarını yapılandıran verilerin bir araya gelmesidir. Örneğin bir bileşiği bir çözücü içinde alıp kütle spektrometresinde analiz ederseniz bir spektrum görürsünüz, daha sonra başka bir çözücüye geçerseniz farklı bir spektrum elde edersiniz. Bu ne anlama gelir? Bu, çekirdeklerin etrafındaki elektron yoğunluğunun, bileşiği hangi çözücüye koyduğunuza bağlı olarak değiştiği anlamına gelir. Yani çevre, çekirdeklerin etrafındaki elektron yoğunluğunu doğrudan etkiler. Bu da şu anlama gelir: Aslında vücudunuzdaki her bir karbon atomu, diğerlerinden çok küçük de olsa farklıdır. Kimyacıların düşündüğü gibi tüm karbon atomları aynı değildir Ve işte bu durum, bugün gördüğümüz karmaşıklığın temelini oluşturur.
HER ŞEYİN BAŞLANGICI BİTKİLERİN NASIL ANLAŞTIĞINA OLAN MERAKLA BAŞLADI
Benim ilhamım ise büyükbabamın çiftliğindeki bir ormandan geliyor. Bitkilerin birbirleriyle nasıl iletişim kurduğunu, nasıl anlaştıklarını merak ediyordum. Bir şeyin nereye doğru gittiğini nasıl fark ettiklerini anlamak istiyordum. Aslında tüm bunlar, kimyasal bileşiklerin reseptörlerle ve onları algılayan sistemlerle etkileşimidir. O zamanlar bunu bilmiyordum ama bu konuya karşı büyük bir ilgi duymaya başladım. Her şeyin başlangıcı da buydu.
Sonraki adım ise barut yapmaktı. Hayatınızda görebileceğiniz en güzel roketleri yaptım, sahile gidip beş tanesini birden fırlatıyordum, sonra hızla eve koşmam gerekiyordu çünkü polis geliyordu, çünkü roketler yaklaşık 300 metre yüksekliğe kadar çıkıyordu.
GÜNÜMÜZDE BİLGİ O KADAR ÖNEMLİ DEĞİL, ÇÜNKÜ YAPAY ZEKA VAR
Gençler bana gelip eğitim istediklerinde, ilk sorduğum şey onların “soft skill” dediğimiz becerileri oluyor. Günümüzde sadece bilgi artık o kadar önemli değil; çünkü yapay zekâ var, internet var, bilgiye ulaşmayı kolaylaştıran pek çok araç var. Ama asıl önemli olan şey sezgiye sahip olmanız, zihninizde şeyleri hayal edebilmeniz ve gerektiğinde danışmanlarınıza “hayır, sizin dediğinizi yapmak istemiyorum, ben…” diyebilecek cesarete sahip olmanızdır.
REKTÖR YARDIMCISI ARISAN; ONUR DUYDUK
GTÜ Rektör Yard. Prof. Dr. Elif Damla Arısan ise konuşmasında, Gebze Teknik Üniversitesi’nde, doğa bilimleri, yaşam bilimleri, mimarlık, mühendislik ve sosyal bilimler alanlarında sağlam bir temele sahip olduklarını, ayrıca, gerçek dünyadaki zorlukların üstesinden gelmek için birbirini tamamlayan tüm disiplinler de bu yapının bir parçası olduğunu söyleyerek, akademi ile endüstrinin kesiştiği noktada sahip oldukları benzersiz konumlarıyla, çağdaş ve araştırma odaklı çalışmalar yoluyla bilgiyi ilerletmeyi ve anlamlı bir etki yaratmayı hedeflediklerini ifade etti.
Kimya ile ilgili alanlarının, yüksek kaliteli, etkili bilim ve uluslararası mükemmelliğe olan bağlılığı yansıtarak, dünya çapında en rekabetçi alanlar arasında yer almak olduğunu da belirten Prof. Dr. Elif Damla Arısan, kimyanın, dünya çapında ilk 500, Kimya Mühendisliği’nin ise ilk 400 içinde yer aldığını ifade etti.
Elif Damla Arısan, Profesör Morten Meldal’ın “tıklama kimyası” ve “biyoortogonal kimya” alanlarındaki çalışmaları nedeniyle 2022 yılında Nobel Kimya Ödülü’ne layık görüldüğünü hatırlatarak şu görüşlere yer verdi; Çalışmalarıyla sorunları çözmek için disiplinler arası bir yaklaşımla hayatımızı değiştiren bir bilim insanını ağırlamak bizim için büyük bir onurdur. Bu süregelen geleneğin bir parçası olarak, seçkin konuklarımız Aziz Sancar ve Peter Grünberg’in ardından bir kez daha bir Nobel Ödülü sahibi ağırlamak da bizim için büyük bir onurdur.
KİMYACILAR DERNEĞİ BAŞKANI ATICI; YAPTIĞIMIZ KATKI, ,İNSANLIĞIN GELECEĞİNE YAPILAN YATIRIMDIR
Türk Kimyagerler Derneği Başkanı Erhan Atıcı ise, çok özel bir konuğu ağırladıklarını ve kendisinden çok şey öğreneceklerini vurgulayarak, Meldal'ın deneyimlerinin genç bilim insanları için faydalı olacağı ifadelerini kullandı.
Erhan Atıcı, konuşmasında şunları söyledi; Kimya hayatımızın her anında vardır. Yaşamımızın her noktasında onu hissedebiliriz. Otomotivden biyobilimlere, enerjiden madenciliğe, ilaç sektörüne kadar hayatın her alanında kimyayı görmek mümkündür. Bu nedenle kimyaya yaptığımız katkı aslında insanlığın geleceğine yapılan bir yatırımdır. Biz buna inanıyoruz. Bu yüzden bu konudaki sorumluluğumuzun farkındayız. Sadece bilimsel yayınlar yapmakla kalmıyoruz; aynı zamanda paylaşıyor, üretiyor, geliştiriyor, genç meslektaşlarımızı destekliyor, onları teşvik ediyor ve yönlendiriyoruz. Bu da bizim temel sorumluluklarımızdan biridir. Bugün çok özel bir onur yaşıyoruz, çok değerli bir bilim insanını, Nobel ödüllü Sayın Mandel’i ağırlıyoruz. Ondan pek çok şey öğreneceğiz.
Yorumlar
Kalan Karakter: