Nail Çiler konuşmasında, kanun teklifinin 8.’nci maddesiyle, Sanayi Sicil Belgesi’ne sahip fiilen imalat ve zirai üretim yapan şirketler için kurumlar vergisi oranının yüzde on iki buçuğa düşürülerek üretimin desteklendiğinin ifade edildiği, üreten, yatırım yapan, istihdam sağlayan sanayicinin desteklenmesinin onayladıklarını ifade ederek şu görüşlere yer verdi;
BU DESTEĞİ ONAYLIYOR AMA YETERSİZ BULUYORUZ
Bu destekleri onaylıyor fakat bize göre yetersiz buluyoruz. Bugün sanayici açısından temel sorun yalnızca vergi değil, aynı zamanda yüksek faiz, finansmana erişim ve işletme sermayesi baskısı devam etmektedir.
Siz ekonominin bütününü görmeden yalnızca belirli alanlarda sınırlı veri avantajları getirerek krizi bu şekilde yönetemezsiniz. Bugün Türkiye'de sanayici yüksek faiz yükü altında üretim yapmaya çalışıyor. KOBİ'ler finansmana erişemiyor.
MİLYONLARCA KÜÇÜK İŞLETME YAPILANDIRMA BEKLİYOR
Esnaf, artan kira, enerji ve ham madde maliyetleri karşısında ayakta kalma mücadelesi veriyor, fabrikalar kapanıyor, bazıları sınır ötesine taşınıyor, işten çıkarmalar büyüyor. Böyle bir ortamda milyonlarca küçük işletme, vergi ve sosyal güvenlik kurumuna borçlarını ödeyebilmek için yapılandırma bekliyor. Yıllardır vergisini düzenli ödemeye çalışan emektar mükellef, haciz baskısı ile karşı karşıya bırakılırken sisteme sonradan giren kayıt dışı varlıklara ayrıcalık tanınması ciddi bir adalet sorunu yaratmaktadır.
Emeği ile üreterek ülkemize döviz kazandıran sorun yaşıyor. Yurt dışı kaynaklı dövizlerin Merkez Bankası'na satılmasında, firmalara döviz dönüşüm desteği sağlanması. 2023 yılından beri uygulanan bu destek yüzde ikiyken yüzde üç olarak Temmuz'un sonuna kadar uzatıldı.
Biz de bunu destekliyoruz, ama yeterli değil. Bu uygulama doğrudan ülkemize döviz getiren emek veren üreticilerimiz için kıymetlidir.
TÜRKİYE’NİN İHTİYACI ADİL BİR VERGİ SİSTEMİDİR
Bu uygulama devam etmeli ve en az yüzde beş olmalıdır. Türkiye'nin ihtiyacı, geçici teşvikler ya da belirli kesimlere tanınan istisnalar değil, öngörülebilir, adil ve sürdürülebilir bir vergi sistemidir.
Vergi yükünü emeğin, üretimin ve dürüst mükellefin sırtına yıkan anlayış değişmedikçe ekonomik güven ortamını sağlayamazsınız. Bugün küçük esnaf, KOBİ ve üretici, yüksek faiz altında ayakta kalma mücadelesi verirken mükelleflerimizin vergi borçları ve kamuya ait kira borçları gibi borçları ödeyebilmeleri için bir yapılandırma yapmalıyız. Gerçekten istihdamı artırmak, üretimi ve ekonomiyi güçlendirmek istiyorsak vergi yükünü adil dağıtan, kayıt dışılığını azaltan, finansmana erişimi kolaylaştıran ve vergiye gönüllü uyumu artıran kapsamlı bir vergi reformunu hayata geçirmek zorundayız, aksi halde geçici teşviklerle günü kurtarır ancak ekonominin yapısal sorunlarını çözemezsiniz. Biz diyoruz ki üretici desteklensin, sanayi büyüsün, ihracat artsın ama aynı zamanda esnafta nefes alsın, KOBİ’de ayakta kalsın, vergisini düzenli ödeyen vatandaşı da cezalandırmayın, ödüllendirin. Türkiye'nin ihtiyacı ayrıcalıkklı kesimlere yeni muafiyetler değil, vergi adaletini güçlendiren kapsamlı bir ekonomik reformdur.
VARLIK BARIŞI’NDAKİ AMAÇ NEDİR ?
Bugün yapmaya çalıştığınız varlık barışı, adına ne derseniz deyin, helal olmayan paranın aklanması, ya da kara paranın aklanması ya da para nereden gelirse gelsin, helal sayalım dediğiniz varlık barışından bahsetmek istiyorum. Yurt dışındaki kaynağı belirsiz, varlıkları sorgusuz, sualsiz biçimde sisteme katmaya çalışıyorsunuz, amacınız üretim ve yatırım çekmek mi, yoksa seçim için sıcak para akışını sağlamak mı? Neden varlık barışından faydalanan kesimleri açıklamıyorsunuz? Lütfen açıklayın, herkes bilsin.
Yıllardır düzenli vergi ödeyen, dürüst mükellefi korumak bu mudur acaba? Bu nedenle vergi reformu yapılmalıdır, vergiye uyumlu mükellef indirimleri artarak devam etmelidir.
Güçlü işletme demek, güçlü ekonomi demektir, ayakta kalan her işletme ülke ekonomisine katkı sağlar. Hafta sonu Hakkari'deydim, Yüksekova'daydım, oradakilerin selamını getirdim. 6.’ncı bölgede teşviklerin yerine yeni kurulacak organize sanayi bölgelerini endüstri bölgelerine çevirin bu ülkeye katma değer sağlasın insanlar. Değerli milletvekilleri ayakta kalan her işletme ülke ekonomisine katkı sağlar, Türkiye'nin geleceği tüketen değil, üreten ekonomi modeliyle mümkündür. Atılan her adım sadece bugün değil, yarınlar da şeklindedir diyorum.
.
Yorumlar
Kalan Karakter: