Milletvekili Nail Çiler, Emniyet mensuplarının uzun çalışma saatlerine rağmen, bunun karşılığı olan mesai ücretlerini almamaları, ağır iş yükü altında özellikle 2/12 ve 12/24 gibi çalışma düzenlerinde görev yaptıklarını belirterek konuşmasını şu şekilde sürdürdü;
Doğal olarak böyle çalışma düzeni psikolojik ve fiziksel olarak polislerimizi çok yıpratıyor. Bu zorlukların yanında kolluk kuvvetlerimiz bazen ağır bir mobinge maruz kalıyorlar. Güvenlik güçlerimizin görevlerini hiç bir baskı altında kalmadan yalnızca hukuk ve vicdan temelinde yerine getirebilmesi demokratik bir hukuk devletinin vazgeçilmez şartıdır.
Polislerimize 3 bin 600 ek gösterge verirken bile adaletsizlik yapıldı, bu adaletsizlik de düzeltilmelidir, unutmayın ki güçlü bir devlet, iyi yetişmiş insan kaynağıyla mümkündür.
BİZ, PAZARDAKİ VATANDAŞIN TORBASINI, FİLESİNİ KONUŞUYORUZ
Önümüzde yine torba kanun olunca biz de hep torbadan çıkanları konuşuyoruz, ancak bizim konuştuğumuz torba sizinkinden farklı, biz pazardaki vatandaşın torbasını, filesini konuşuyoruz. Vatandaşın torbası boş, çünkü para üreticiye, sanayiciye, emekçiye, çiftçiye değil faize gidiyor. Değerli milletvekilleri resmi verilere göre yıllık enflasyon yüzde 32 görünse de vatandaşın hissettiği enflasyon çok ama çok daha yüksektir. Pazarda, manavda, kasapta vatandaşı bir dinleyin, yapılan araştırmalara göre geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 29.9 seviyesindedir. Bu ne demektir? Değerli milletvekilleri, ekonomik büyümenin durduğu veya yavaşladığı dönemde yüksek enflasyon ve işsizin aynı anda görüldüğü bir durumu yansıtır. Uzmanlar bu duruma ne der? ‘Ekonomik kriz var !’ derler. Vatandaşımız her geçen gün yoksullaşıyor.
FATURAYI MAAŞIYLA GEÇİNMEYE ÇALIŞAN EMEKLİ, İŞÇİ, MEMUR VE ESNAF ÖDÜYOR
Peki, vatandaşın cebinden çıkan para nereye gidiyor? Bütçe rakamlarına baktığımızda cevabı görürsünüz. 2026 yılı bütçesini hep birlikte burada konuşmuştuk, faizler için ne kadar ayrılmıştı? 2 trilyon 742 milyar Türk lirası. Bu tablo giderek ağırlaşıyor, hazine sürekli yeni borçlanmaya gidiyor, borçlanma arttıkça faiz yükü büyüyor faiz yükü büyüdükçe yeni borçlanmalar geliyor, bu döngünün faturasını da yine maaşıyla geçirmeye çalışan emekli, işçi, memur, esnaf ödüyor. 2026 yılı Mart ayı itibariyle cari sistemden açığı yaklaşık 39.7 milyar dolar seviyesindedir. İşte paraya nereye gidiyor? Buraya gidiyor, yüksek faiz sadece bütçeyi değil, üretimi vuruyor, sanayici yatırım yapamıyor.
TABLO, KOCAELİ’NİN, ÖZELLİKLE GEBZE’NİN ÜLKEMİZİN LOKOMOTİFİ OLDUĞUNU GÖSTERİYOR
KOBİ krediye ulaşamıyor, çiftçi tarlasını ekmek için gerekli finansmana erişemiyor, üretim azalınca fiyatlar yükseliyor, fiyatlar yükselince enflasyon kalıcı hale geliyor. Bugün Türkiye'nin ihtiyacı, rantı ve faizi besleyen bir ekonomi değil, eğitimi, üretimi ve istihdamı destekleyen bir ekonomi anlayışı olmalıdır, ancak ülkenin kaynakları faiz ödemelerine aktarılıyor, bunca zorluğa rağmen üretim yapan, istihtam sağlayan firmalara teşekkür etmek istiyorum. İstanbul Ticaret Odası'nın hazırladığı Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarını üretimden satışlara göre sıralayan İSO, ilk 500 araştırmasında listede yer alan 500 büyük sanayi kuruluşunun 85’i Kocaeli'den bunların 67’si ise Gebze'den çıkmıştır. Bu tablo Kocaeli'nin ve özellikle Gebze'nin üretimde ihracatta ve istihtamda ülkemizin lokomotifi olduğunu bir kez daha göstermektedir. Ülke ekonomisine değer katan, bunca zor şartlara göre binlerce vatandaşımıza iş sağlayan, tüm işletmelerimizi ve emekçilerimizi yürekten kutluyor, ekonomiye ve istihdama sundukları katkı için her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Yorumlar
Kalan Karakter: