Olay, Çayırova ilçesine bağlı Atatürk Mahallesi, Adnan Kahveci Caddesi üzerinde 07 Şubat 2025 tarihinde saat 22.00 sıralarında tütün ürünleri satışı yapılan bir dükkanda meydana geldi.
Fatma Adır, çıkan tartışmanın ardından kocası Seyithan Adır’ı tabancayla vurdu. Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde Seyithan Adır olay yerinde yaşamını yitirirken Fatma Adır, kullandığı tabanca ile birlikte gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
BU ÇOCUKLARA SAHİP ÇIKILMALI
Gebze 7. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmada, sanık Fatma Adır, çocukları K.A, S.A, E.A, E.A, E.A, müşteki K.K. ile taraf avukatları hazır bulundu.
Bugün Gebze Adliyesi. 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 4. duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Fatma Adır’ın avukatı Ömer Faruk Çelik, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a seslenerek,yaşları 9, 13, 18, 20 ve 23 olan gerideki 5 çocuğa sahip çıkılmasını istedi. 17 aydır çocukların annesiz ve babasız olarak yaşam mücadelesi verdiklerini ifade eden avukat Ömer Faruk Çelik, konuşmasının devamında şunları söyledi; Bu arkamda gördüğünüz çocuklara sahip çıkmalı, bu çocuklar 17 aydır hem babasız hem annesiz, dolayısıyla mağduriyetleri çok büyük.
Ailenin avukatı Ömer Faruk Çelik, Fatma Adır’ın (47) 23 yıldan bu yana evli olduğu Seyithan Adır’ın (49), uzun yıllardır sistematik bir şekilde şiddete, baskıya ve tehditlere maruz kaldığını belirterek , ‘’ Bu kadının eli, boğazı ve kafası yaralanıyor, kemikleri, kaburgaları kırılıyor, soba borusuyla dövülüyor, çok ağır yaralanmalar ve travmalar oluyor. Yıllardır maruz kaldığı şiddet nedeniyle 2018 yılında müvekkilim Fatma Adır boşanma davası açıyor, ancak ailelerin araya girmesiyle davayı çekmek zorunda kalıyor. Nihayetinde bu kadın içinde bulunduğu ruh haliyle 07 Şubat 2025’de bu olayı gerçekleştiriyor. Fatma Adır, kocasının kendisini öldürmek niyetinde olduğunu söyleyerek, ‘Ben bu adamı, ölmemek için öldürdüm ‘ diyor’’ dedi.
ÇOCUKLARI MAHKEME SALONUNDA HÜNGÜR HÜNGÜR AĞLADI
Fatma Adır’ın çocuklarının önceki mahkemelerdeki duruşmalarda hüngür hüngür ağladıklarını kaydeden avukat Ömer Faruk Çelik, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a seslenerek,yaşları 9, 13, 18, 20 ve 23 olan gerideki 5 çocuğa sahip çıkılmasını isteyerek şu ifadelere yer verdi; Bu çocuklar mağdur durumda, bu çocukların yarın öbür gün başına bir şey gelmesi durumunda ne Aile Bakanlığı, ne de Adalet Bakanlığı bu işin sorumluluğunu kaldıramaz. Dolayısıyla ben buradan açık çağrı yapıyorum, bu çocuklara sahip çıkılsın, bu dosyaya sahip çıkılsın.
Bu dosyada esas mağdur Fatma Adır'dır. ancak şu anda yargılanmak önemli değil, tutuklu yargılanmak bizi sıkıntıya sokuyor. 17 aydır tutuklu olan müvekkilim ilk cezaevine girdiği zaman 80 küsür kiloydu, şu anda 52 kilo, dolayısıyla ortada bir mağduriyet var ve bu mağduriyetin giderilmesi gerekiyor.
Asıl mağdurların çocuklar olduğunu belirten Çelik, dosyada müvekkili aleyhine olacak hiçbir delil olmadığını söyleyerek tanık olan bir kişinin olay anında karı kocanın tartıştığını gördüğünü, bu sırada Seyithan Adır’ın Fatma Adır’a ‘’Seni öldüreceğim, senin ölümün benim elimden olacak ’’ şeklinde bağırdığını duyduğunu beyanında yer verdiğine değinen Ömer Faruk Çelik, çocukların evde babalarının annelerine karşı sürekli şiddet uyguladığını, tehditler savurduğunu ve baskı uyguladığını çok iyi bildiklerini bunların hepsini duruşmalarda anlattıklarını söyledi.
Maktülün daha önce de silahla yaralama, tehdit ve şantaj suçlarından ceza dosyalarının bulunduğunu da sözlerine ekleyen Ömer Faruk Çelik, konuşmasını şu şekilde sürdürdü; Yani aslında bu adam profil olarak sabıkalı bir profil. Dolayısıyla bu adamın öldürme yeteneği, öldürme potansiyeli çok yüksek. Bu sebeple biz diyoruz ki müvekkil ölmemek için bu adamı öldürmek durumunda kalmıştır. Müvekkilim olay esnasında maktulün elini beline doğru götürdüğünü, kendisinin de bıçakla öldürüleceğini düşündüğü için sıkmak zorunda kaldığını söylediğini ifade ederek maktul lehine olabilecek hiçbir beyan, hiçbir delil olmadığını, ancak buna rağmen müvekkilimin tutukluluğu devam ediyor, biz meşru müdafaa halinde bulunduğunu ifade ediyoruz. Bu yönde savunmalarımız var.
BENİM ANNEM ÖLMEDİĞİ İÇİN ORADA, EN AZINDAN YAŞADIĞINI BİLİYORUM
Yaşananlar nedeniyle üniversite eğitimini yarıda bırakarak çalışmaya başlayan ailenin büyük kızı Kardelen Adır ise şunları söyledi; Benim annem zaten 23 yıldır ölüyordu.
Şu anda en azından yaşadığını biliyorum, en azından bir yerde gerçekten ölmediğini biliyorum, her gün annemin öleceğini düşünerek zaten bugüne geldim.
En azından şu an yaşadığını veya birinin ona zarar vermeyeceğini biliyorum, benim annem ölmediği için orada, benim annem ölseydi ya namussuz diyeceklerdi, ya da daha kötü bir şey söylenecekti. Üstü kapanıp gidilecekti.
DURUŞMA ERTELENDİ
Hazırlanan iddianamede , maktul Seyithan Adır’ın, işyerine geldiği ve kasadan paraları almak istediği, bu sırada paranın az olduğunu bahane ederek Fatma'nın üzerine yürüyüp hakaret ettiği, aralarında tartışma çıktığı, bu sırada Fatma Adır’ın işyerinde bulunan silahın olduğu kutunun yanına doğru yaklaştığı ve eline aldığı, üzerine gelmekte olan Seyithan Adır’a doğru bir el göğüs bölgesinden ateş ettiği, akabinde yere düşmesinin ardından ikinci el yine göğüs bölgesinden ateş ettiği ve Seyithan Adır’ın olay yerinde öldüğü olayla ilgili olarak olay yeri inceleme raporunun incelenmesinin ardından şüphelinin beyanları ile yaşanan olayın uyumlu olduğu kaydedildi.
Sanık Fatma Adır hakkında kasten öldürme suçundan müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet cezası talep edilirken, sanığın tutukluluk halinin devamına ve Kocaeli Üniversitesinden alınan raporun İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi ve sanığın iddia ettiği gibi evlilik süresince eşi tarafından sürekli fiziksel psikolojik olarak şiddete maruz kaldığına dair herhangi bir tıbbi bulgu, emare, yara izi bulunup bulunmadığına, bahse konu edilen şiddet ve baskının olay gününe etkisinin ne kadar olduğuna dair ayrıntılı rapor yazılmasına karar veren hakim, duruşmayı erteledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: