Anahtar Parti Darıca İlçe Başkanı Kinyas Bakar, gazetemize özel yaptığı açıklamalarda, dikkat çeken görüşlere yer verdi. Bakar, konuşmasının bir bölümünde Darıca’nın çıkarları için siyasi partilerin ilçe başkanlarının bir araya gelip ilçenin sorunlarına hep birlikte çözüm getirmeleri gerektiğini söyledi.
Anahtar Parti Darıca İlçe Başkanı Kinyas Bakar, Darıca’nın mavi ve yeşil arasında kalmış bir inci tanesi olduğunu söyleyerek şu görüşlere yer verdi; Darıca bizim için çok önem arz ediyor, mavi ile yeşilin arasında kalmış bir inci kasabamız. Darıca gerçekten metropol olmayı hak ediyor, tabii ki biz metropol bir Darıca olsun diye hiçbir zaman beyanda bulunmadık, ama Darıca’nın metropol bir kent olması için ekibimizle gece gündüz çalışıyoruz. Eğer ki hemşerilerimiz teveccüh gösterip il ve ilçelerde partimizi birinci yaparlarsa, metropol şehirlerin nasıl olacağını, insanların yarasına nasıl merhem olacağımızı göstereceğiz.
Darıca’ya hizmet etme fırsatını verdikleri için, sayın Genel Başkanımız Yavuz Ağıralioğlu'na bir kere daha şükranlarımı sunuyorum. Ben ve ekibim bunu en layık şekilde yerine getirmek için hiç durmaksızın çalışıyoruz ve çalışacağız.
Tarihiyle, sahiliyle, Darıca çok kozmopolik bir yer, Kocaeli'de en güzel sahile sahip olan ilçelerimizden birisidir Darıca.
VATANDAŞI ARABASI ÇUKURA DÜŞÜP MASRAF AÇIYORSA BU VEBAL HEPİMİZİNDİR
Ekmeğimizi burada kazanıyoruz, çocuklarımızı burada yetiştiriyoruz, tabii ki Darıca bizim için çok büyük önem arz ediyor. Vatandaş eğer ki dişinden tırnağından artırıyor, alın teriyle bir araç alıyor o aracı burada bir çukura düşüp 20 bin TL bir masraf açıyorsa bu vebal hepimizin vebali. Biz lafa gelince kendimize siyasetçi diyoruz ya, makam sahibiyiz ya, ilçe başkanı diyoruz ya bütün ilçe başkanları hepimiz bir araya gelelim.
DARICA’DA NE KADAR SORUN VARSA EL BİRLİĞİYLE ÇÖZELİM
Darıca'da ne kadar sorun varsa el birliğiyle çözelim, bizim meselemiz Darıca değil mi? İlçede yaşayan 235 bin 632 vatandaşımızın sorunu değil mi? Biz bu yüzden bu işe talip olmadık mı? Hizmet etmek için buralara gelmedik mi? Eğer biz hizmet için buraya geldiysek biz işimizi en layık şekilde yerine getirmemiz gerekiyor.
Akşama kadar bir sürü programlar yapıyoruz, ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Bir esnafa ziyarete gittiğimizde, o esnafı ziyaret etmekteki mantık şu olması gerektiğini düşünüyorum. Eğer ki o esnafın bizden bir talebi varsa biz onu yerine getirebiliyorsak veya o talebi gerekli merciye ulaştırabiliyorsak biz siyaset yapıyoruz. Yoksa biz bunları yerine getiremiyorsak resim siyaseti yapıyoruz.
SİYASETÇİ DEDİĞİNİZ, VATANDAŞIN SOFRASINA AŞ, CEBİNE HARÇLIK, YERİNE GELDİĞİNDE ADALET OLUR
Bize göre siyaset bir annenin evindeki dolabının içi, bize göre siyaset bir babanın çocuğunu nasıl okutabildiğidir. Siyasetçi dediğimiz kavram, hiçbir zaman siyasetçinin eli cebinde ve arkasında olamaz, siyasetçi vatandaşının önünde el pençe olur. Biz vatandaşa eğilmeliyiz, onların bugün ne kadar sorun yaşıyorsa bunların sorumluluğu bizim üzerimizde, siyasetçidedir..
Siyasetçi dediğiniz vatandaşının sofrasına aş olur, cebine harçlık olur, yeri geldiğinde ona adalet olur, siyasetçi kavramı böyledir. Bugün emniyet müdürü, belediye başkanı, mülki amiri veya kaymakamı, bütün kamu kuruluşları hepsi bir bedel karşılığı hizmet vermekle mükelleftir. Biz ilçe başkanları ise hiçbir şey beklemeden vatandaşın ve hemşerilerinin, ilçenin sorunlarıyla mükellef olmak zorundayız. Tabii ki burada saygı duyulması gereken biri varsa hiçbir bedel beklemeden ilçelerine ve vatandaşlarına hizmet eden siyasetçilerdir. Ama bu işi layık bir şekilde yapıyorsanız, sizin siyasi karşılığınız varsa bunu vatandaşa gösterebiliyorsanız siyaset yapıyorsunuzdur, aksi halde bunun adı siyaset değil, bu resim siyasetinden başka bir siyaset olamaz, bizim anlayışımızda kesinlikle resim siyaseti yok.
GENEL BAŞKANIMIZ GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIRKEN, BİZ NASIL ÇALIŞMAYIZ ?
Biz yaraya merhem olmak için geldik. Ben Kinyas Bakar ve ekibim Darıca'ya olan borcumuzu bilmekteyiz, bu borcumuzu ödemek için çalışıyoruz ve çalışacağız. Bizim gece gündüz çalışan, belki günlerce evine gitmeyen bir genel başkanımız var. O, böyle gecesini gündüzüne katmışken, 86 milyon insanın sorumluluğuna talip olmuşken, biz nasıl çalışmadan durabiliriz?
Darıca'daki her bir vatandaşımızın refahı için bizim çalışmamız gerekiyor.
NE KADAR SORUN VARSA, BİZ ANAHTAR OLMAYA GELDİK
Darıca'da Cumhuriyet Meydanı halkla buluşacaktı, saadeti ele alacaktı, Darıca adaletle kalkınacaktı, refahını yükseltip, yaralarını sarıp iyi bir gelecek elde edecekti. Dertlerine deva bulacaktı, olmadı. Kitlenmiş olan bu gibi tüm sorunlara Türkiye'nin anahtarı olacak, Anahtar Partimizle biz anahtar olmaya geldik. Yaşlısından gencine, kadınından çocuğuna, en yukarıdan en aşağıya kitlenmiş ne kadar sorun varsa anahtar olmaya geldik.
Hiç kimse kaygılanmasın, telaşa düşmesin, artık bir çözüm var, anahtar var. Biz bütün milletimizin, bütün hemşerilerimizin sorunlarına anahtar olmaya geldik. Allah'ın izniyle bunu başaracağız.
YAPILAN HER ŞEY İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUZ, BİZ YAPILAMAYANLARA TALİBİZ
Bu kadar imkan, bu kadar kudret varken yapılamayacak ne vardı? Yapılmadı, biz yapılan hiçbir şeyi kesinlikle kötülemiyoruz. Hakkaniyetten yanayız, yapılan her şey için teşekkür ediyoruz, ellerinize sağlık diyoruz. Biz yapılmayanlara talibiz, biz, ‘’Daha güzeli mümkündür.’’ Diyenleriz, liyakatli bir şekilde biz bu yola çıktık.
Genel başkanımızın çok güzel tabiri var, diyor ki, ‘’ Siyaseti başladığınız gibi bitirin, siyaset, siyasete nasıl başlıyorsa öyle bitirenlerin işidir ’’.
Nezaket çerçevesi içerisinde kırmadan, dökmeden bir siyaset yapıyoruz. Artık insanlar bu kavga siyasetinden, bu topal siyasetten bıktı, artık modern bir siyaset istiyoruz. Ve bu siyaseti kavga etmeden, bel altı vurmadan nasıl yapılacağını 86 milyon insana göstereceğiz Allah'ın izniyle. Siyaseti siyasi karşılığı olanlarla yaparsanız siyaset çok güzel bir iş.
VATANDAŞIM BİR TALEPTE BULUNDUĞUNDA ELİMİ DEĞİL, BEDENİMİ DE TAŞIN ALTINA KOYMAYA VARIM
Bana gelen bir telefon olduğunda, birisi beni aradığında, bir talepte bulunduğunda beni arayana bakmıyorum. Beni aratan maneviyata bakıyorum. Diyorum ki, ‘’ Neden Kinyas Bakar'ı aradı?’’ Çünkü, Kinyas Bakar bu iyiliği yapmaya layık görülmüş.
Bu çok güzel bir maneviyat ve ben bunu imkanlar mukabilinde yerine getirmekle mükellefim. Ben bulunduğum koltuğun, mevkinin, makamın hakkını vermekle mükellefim.
Ben, bu sorumluluğun altına elimi koydum, bu çerçeve içerisinde vatandaşımız, vatandaşım bir talepte bulunduğunda sadece elimi değil, bedenimi de taşın altına koymaya varım, çünkü genel başkanımızın yapmış olduğu siyaset budur.
BENDEN DAHA İYİ YAPABİLEN VARSA ELİNİ SIKIP ONA DESTEK OLMAK ZORUNDAYIM
Millete umut olmak, sorunlarına anahtar olmak için bu yola çıktık biz ve bu yolu en güzel şekilde tamamlayacağız. Bugün bu koltuğu benden daha iyi yapabilen birisi varsa gelip o yapacak. Onu tebrik etmek zorundayım, onun elini sıkmak zorundayım, ona destek olmak zorundayım. Bizim için koltuk bir önem arz etmiyor, koltuk dışarıda koltuğu olmayanlar için önem arz eder.
Ben buraya borcumu ödemeye geldim, ekibimle birlikte ve bu borcu alnımızın akıyla ödeyip çıkacağız. Allah'ın izniyle.
Yorumlar
Kalan Karakter: