Darıca Belediye Balkanı Muzaffer Bıyık, yaptığı konuşmasında, şehirde yaşayan insanların belediyenin yaptıklarını öğrenmesi noktasında köprü vazifesi gören basının önemine değinerek şunları söyledi; Aslında hepimizin derdi vatandaşımızın ali menfaatlerini gözetmek ve bilgi akşı noktasında hızlı ve güvenli noktada en iyi bilgiyi en doğru bilgiyi halkımıza hızlı bir şekilde aktam. Hem sizlerin hem bizlerin de doğrudan ve dolaylı görevleri bunlar, onun için paydaş olarak da çalışıyoruz.
ALLAH’A ŞÜKÜR, TÜRKİYE’DE HUZUR VAR
Allah'a şükür huzurluyuz. Niçin huzurluyuz? Bir savaş derdimiz yok. Allah'a şükür, Türkiye sınırları içerisinde bir bombardımanda gazeteciler ve çocuklar öldürülmüyor. Ne kadar şükür etsek az. Gönül coğrafyamızda baktığımız zaman yaşanan savaşlarda hemen sınırımızda olan haksızlığı ve zulmü de buradan bir kez daha kınıyoruz. Demokrasiye ve halkın iradesine yapılan inanılmaz derecede uygulamaların örneklerini gördük.
Bir adaletsizliği ve bir haksızlığı paylaşmak istiyorum, ikisinin adı da demokrasi. Bugün İran'a yapılan da bir demokrasiye karşı müdahaledir. Venezuela'da yapılan Moduro’ya yapılan da aynı minvalde demokrasiye karşı yapılan bir eylemdir. Aradaki fark şu, Moduro gece Savaş uçaklarıyla beraber girilerek konağından alınıyor. 6 ya da 7 tane boş noktaya bomba açılıyor.
Hristiyan da olsa Yahudi de olsa Müslüman da olsa hiç kimsenin burnunun kanamaması çok kıymetli. Ama aynı galibi yapılmaya çalışıldığı zaman maalesef hepimizin göz bebeği evlatlarımız diye tabir ettiğimiz çocuklarımız savaşın en masumları, 100’ün üzerindeki çocuk okulda eğitim görürken Amerikan uçaklarıyla bombalanarak öldürülüyor. Bu bile savaşın ne kadar namussuz, ne kadar kuralsız, ne kadar ahlaksız ve adaletsiz olduğunu gösteriyor.
Venezuela'ya yapılan savaşla, İran'a yapılan savaşın arasındaki adaletsizliği ve çapsızlığı ortaya gösteriyor. Bunun sebebi de ney? Müslüman olmak, başka bir suçu yok o çocukların.
Ölen çocukların tek suçu Müslüman olmak. Venezuela'da burnu kanamayan insanların tek mükafatı da Hristiyan olmak. Acı ama gerçek.
GAZİ MUSTAFA KEMAL’İN KURDUĞU ÜLKEYİ DİRİ VE AYAKTA TUTMAK BİZİM GÖREVİMİZ
Gazi Mustafa Kemal bir ülke kurmuş. Binlerce şehit vererek bu ülke kurulmuş. Allah hepsinden razı olsun. Bize düşen de bu ülkeyi diri tutmak, ayakta tutmak, güçlü tutmak biz de aynı muameleyi ve benzer muameleyi gördüğümüz zaman kenetlenip birbirimizi omuz omuza verip bu tarz insanların bu coğrafyada hüküm kurmamasını sağlamamız için bu birlik beraberlik sofralarının çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Onun için, bugünler bana göre dünden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyaç olduğumuz bir zamandır.
A partisi, B partisi, C partisi, canı cehenneme partisi. Allah aşkına İran'da ölenlerin partisinin adı ne ki ya? Vatansız, memleketsiz kalanlarının partisinin bir kıymeti mi var Allah aşkına? Onun için şu al bayrağımız, Allah muhafaza başına bir zeval gelirse biz ne yaparız, nereye gideriz, kime sığınırız ? Allah korusun.
Onun için son yaşanan savaşlar da bize şunu gösteriyor ki, artık dünyada hukuk ve adalet yok, güçlünün zayıfı ezdiği bir dünya hakim. Onun için de bizim güçlü olmamız lazım.
ERBAKAN HOCANIN DEDİKLERİ BİR BİR ORTAYA ÇIKIYOR
1991 yılında Allah rahmet eylesin Necmettin Erbakan hoca'nın konuştuklarına birçok defa ‘’ Bu da amma hayal peres ‘’ diye dalı geçiyordu. Ama Erbakan hoca'nın konuştukları bir bir ortaya çıkıyor. Şu bir gerçek, böyle bir coğrafyada Türkiye Cumhuriyeti gibi bir devleti, üzülerek söylüyorum ki kimseyi istemiyor arkadaşlar. Onun için bizim çok çok daha güçlü
olmamız lazım. Birbirimize daha çok kenet vermemiz lazım, varsa yoksa Devlet-i Ebed Müddet, Gerisi bana göre hikaye. Ne benim belediye başkanlığımın kıymeti var, ne de bir başkasının makamının kıymeti var.
Allah muhafaza devletimiz başımızda var olsun. Biz ne olursa olsun ayakta durmasını biliriz.
Yüreğimiz sızlıyor. Şu konuştuklarımı dilim söylemiyor, kalbim söylüyor. Şunu da söyleyeyim,
içimden geldiğini burada söyledim, üzülerek de konuştum. Allah bu ümmetin kurtuluşuna vesile kılsın bu mübarek günleri.
Ne diyelim? Başka da duamız yok, Allah bu Türkiye Cumhuriyeti devletini öyle bir noktaya getirsin ki bir yerde haksızlık olduğu zaman boğuz eden değil, diliyle düzeltmeye çalışan değil, eliyle düzeltmeye çalışan bir devlet haline getirsin.
KAYMAKAM DÖNMEZ; İYİ Kİ BASIN MENSUPLARIMIZ VAR
Programda konuşan Darıca Kaymakamı Yaşar Dönmez ise değişen dünya düzenine dikkat çekerek, vatandaşların artık yalnızca yerel değil küresel gelişmeleri de anlık olarak takip etmek istediğini söyledi. Basının aynı zamanda kamu kurumlarının kendini geliştirmesinde ve hatalarını görmesinde önemli bir rol üstlendiğini dile getiren Dönmez, “İyi ki basın mensuplarımız var. Doğru bilgiye sizlerin sayesinde ulaşıyoruz. Çok zor ama bir o kadar da önemli bir görev yapıyorsunuz” dedi.
KOGACE BAŞKANI OKTAY; GÖREVİMİZ, MAZLUMUN SESİNE HAKKIYLA TANIKLIK ETMEK
Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Şahin Oktay, Darıca Belediyesi’nin İran’a emperyalist saldırının burukluğunda geçen iftarında, “Görevimiz mazlumun sesini gerçeğin gücüyle birleştirerek bu zorlu döneme hakkıyla tanıklık etmektir” dedi
Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Şahin Oktay, Darıca Belediyesi’nin “Gönül sofraları” diye tanımladığı, ve gazetecileri ağırladığı ancak İran’a ABD ve İsrail emperyalist “güç”lerinin saldırısının burukluğunda geçen dün akşamki iftar organizasyonunda, “Dünya bugün çok kritik bir eşikten, büyük güçlerin hamlelerinin ve çatışmalarının kıskacından geçiyor. Bizler de bu süreçte sadece kendi gündemimizi değil, küresel boyuttaki sarsıntıların insanlığa olan etkilerini doğru okumak ve anlatmak zorundayız. Çünkü biz gazetecilerin asli görevi toplumsal hafızayı diri tutmak ve mazlumun sesini gerçeğin gücüyle birleştirerek bu zorlu döneme hakkıyla tanıklık etmektir” dedi. İftar programına katılanları selamlayıp Ramazana dair iyi niyet dileklerini ileterek söze giren Şahin Oktay, “Darıca'nın bu huzurlu atmosferinde dostça bir iftar sofrasında bir arada bulunmak bizim için oldukça kıymetli. Ancak biz gazeteciler doğamız gereği sadece içinde bulunduğumuz anın huzurunu değil, bölge coğrafyamızda olup bitenleri de yüreğimizde hisseden insanlarız. Bugün bu güzel sofrada şükrederken maalesef sınırlarımızın ötesinde yükselen dumanları ve Müslüman dünyasının içinden geçtiği o ağır imtihan halini görmezden gelemiyoruz” diye konuştu. Oktay ayrıca özetle şunları kaydetti: “Biliyoruz ki şu an bölgemizde tırmanan savaş hali ve hayatını kaybeden masumlar hepimizin ortak sızısıdır. Ramazan'ın ruhu barış ve esenlik iken, yanı başımızda patlayan bombaların ve yaşanan büyük belirsizliğin gölgesinde bir Ramazan geçiriyoruz.
Bu büyük meselelere karşı ortak bir duruş sergilemek adına bu akşamki gibi buluşmaların bir vesile olmasını temenni ediyorum. Kendi içimizdeki birliği ve doğru bilgiye olan sadakatimizi koruduğumuz sürece dışarıdaki fırtınalara karşı daha dirençli olacağımıza inanıyorum. Bu duygularla mazlumların sesinin duyulduğu, barışın ve adaletin hâkim olduğu bir dünya diliyorum.”
GEGACE BAŞKANI ALTUN; GAZETECİLERİN SORUNLARI ÇÖZÜLMELİ
Gebze Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Levent Altun ise; Anlamlı organizasyon için teşekkürlerini sunmasının ardından "Günün her saatinde halkın haber alma özgürlüğünü sağlamak için fedakarca çalışan meslektaşlarıma bu ramazan ayında başarılar diliyorum. Dünya genelindeki savaşların son bulması, gazetecilerin sorunlarının da bir an önce çözülmesi temennisini taşıyoruz" şekliden konuştu.
Programa, Darıca Kaymakamı Yaşar Dönmez, Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Şahin Oktay, Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Erol Polat, Gebze Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Levent Altun, imtiyaz sahipleri ve basın çalışanları katıldı
Yorumlar
Kalan Karakter: