Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
CENGİZ BAYSU

CENGİZ BAYSU


Küçük bir hatıram!

21 Temmuz 2020 - 13:38

Harekâtın ilk ayağı Yunanistan hükûmetinin desteğiyle gerçekleştirilen 15 Temmuz 1974 darbesinin ardından 20 Temmuz 1974 tarihinde düzenlenmiş, 14 Ağustos günü başlatılan ikinci harekâtla Kuzey Lefkoşa da dahil olmak üzere adanın yüzde 37’sinin Türk kontrolüne geçmesiyle sonuçlanmıştır. 140 ila 200 bin Rum adanın kuzeyinden güneye, 42 bin ila 65 bin Türk de adanın güneyinden kuzeye geçerek göçmen olmuştur.

Küçük bir hatıram

   Kıbrıs’ta küçük bir kara birliğinin komutanıydım. 15 Kasım 1983 günü Federe Devlet sisteminden KKTC (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti)’ye geçilerek bağımsız Cumhuriyet ilan edilmişti. Karşı tarafın muhtemel bir reaksiyonuna karşı Türk Hava Kuvvetleri’nden bir filo, sürekli olarak Türk tarafının semalarında alçaktan uçuyor ve bizlere koruma sağlıyordu.

   Hepimiz her defasında o gururlu, çelik yürekli kartalları gözyaşlarıyla karşılıyor, alkışlarla uğurluyorduk. Hava gücünün ne kadar etkili olduğunu ilk kez yaşamış ve görmüştüm. Aklıma

1964 yılındaki Kıbrıs Hava Harekâtı’mız gelmişti. Rauf Denktaş’ın en sıkıntılı yıllarıdır, o yıllar… Girne’deki Dome Otel’de yapılan bir etkinlikte programa ara verilmişti. Küçük bir grupla yaptığı konuşmada “nereden nereye geldik?” diyerek 1964’teki Hava Harekâtı’na değinmişti.

1964 Kıbrıs Hava Harekâtı

   Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel, 8 Ağustos 1964 tarihinde icra edilen Kıbrıs Harekâtı sırasında Eskişehir’den Kıbrıs’a, F 100 filosunda dörtlü kol komutanı olarak görevlendirilmişti. Beşparmak Dağları üzerinde bulundukları sırada Rum mevzilerinden açılan ateş sonucu F-100 uçağımız isabet alarak düşmüştü.

   Paraşütle atlamayı başaran fakat Rumlar tarafından esir alınan Topel’in, uluslararası savaş hukukunun esirleri kapsayan maddelerine aykırı olarak yapılan işkenceler sonucu öldüğü iddia edilmişti. Kıbrıs’taki ilk Türk hava harp kaybı olan Cengiz Topel’in hastanede öldüğü açıklanmış, naaşı ısrarlı girişimler sonucu 12 Ağustos 1964 tarihinde Rumlardan alınabilmişti.

1974 Harekâtı sırasında siyasi gelişmeler

   Kıbrıs’ta Sampsons darbesinin olmasıyla siyasal ve diplomatik temaslar başlatılmış, askeri hazırlıklara geçilmişti. 1964 yılından beri hazırlanan ve sürekli güncellenen ve planlar uygulamaya konulmuştu.

   Görevlendirilen birlikler, sefer görev yerlerine intikale başlamışlardı. Muharebe destek birlikleri ise Mersin-Taşucu bölgesinde yığınaklanmaya geçmişti. Deniz ve Hava Kuvvetleri bir yandan savaş hazırlıklarını yürütürken Mersin-Taşucu- Kıbrıs üçgeni ve civarında keşif ve devriye harekâtını sürdürüyordu.

   Türk ordusu güneyde Kıbrıs’a karşı hazırlanırken, batıda olası bir Yunan saldırısına karşı önlem alıyordu. Trakya’daki kolordu birlikleri Yunan sınırına hareket etmiş, Batı Anadolu’daki Ege ordusu sefer görev yerine geçmişti. Donanma, Ege ve Akdeniz’e açılmış, bazı sivil gemiler ordu emrine alınmıştı.

   Türk heyetinin olumlu bir sonuç elde edemeden Londra’dan dönüşünden sonra Genelkurmay’da yapılan toplantıda hazırlıklar yeniden gözden geçirilmiştir. Ordu, daha önce de kararlaştırıldığı gibi 20 Temmuz 1974 Cumartesi sabahı harekâta hazırdır.

   Türk çıkartma filosu 19 Temmuz sabahı saat 11.30'da Mersin’den Girne’nin batısına doğru hareket etmiştir. Altı adet boş Türk ticaret gemisinden oluşan sahte çıkarma filosu ise Magosa’ya doğru yol almıştı.

   Savaşı gerektirecek durumun baş göstermesi nedeniyle Ankara, İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Adana, İçel ve Hatay’da 20 Temmuz sabah saat 07.00’den itibaren bir ay süreyle, anayasanın 12. maddesi hükmüne dayanarak sıkıyönetim ilan edilmiştir….

Emekli olduktan sonra

   20 Temmuz 1974’te icra edilen Kıbrıs Barış Harekâtı üzerinden 46 yıl geçti. Kıbrıs’ta görev yaptığım yıllarda şehitlikleri çok gezdim. Harekât esnasında Lefkoşa’daki Türk birliğinde görevli olup şehit düşen Anadolu çocukları Beşparmak Dağları’nda özel şehitliğe taşınırken de nezaret etmiştim. Yeniden defin sırasında dua yapılırken gözyaşlarıma sahip olamamıştım.

   Emekli olduktan sonra ilk gidişimde de o topraklara ayak basarken çok heyecan duymuş, otelde yerleşmeyi müteakip eski mücahit komutanlarını ve Girne Limanı’ndaki balıkçı Hüseyin Amca’yı aramıştım.

   Hüseyin Amca, oradaki mücadeleye katılan yiğitlerden birisidir. Az konuşan bir yapısı vardır. Balık ağ ve malzemeleri sattığı bir dükkânı vardı. Ben oraya gider altından girer, üstünden çıkar onu konuştururdum. Anlattıkları Kıbrıs harp tarihine girecek nitelikteydi Hayattaysa sağlıklı ömürler diliyorum. Vefat ettiyse nurlar içinde yatsın!

 

Günümüze doğru

… 15 Kasım 2000-Avrupa Parlamentosu, Kıbrıs’taki Türk kuvvetlerinin geri çekilmesi çağrısını tekrarlıyordu.

5 Eylül 2001-Avrupa Parlamentosu 2004 yılında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)’nin AB üyeliğinin gerçekleşeceğini açıkladı.

11 Kasım 2002-Kofi Annan Kıbrıs çözüm planını Türk ve Rum taraflarına sundu.

10 Aralık 2002-Kıbrıs Türklerince Lefkoşa’da “Barışa evet Annan planına hayır” mitingi yapıldı.

13 Aralık 2002-Kopenhag zirvesi sonuç bildirgesinde Güney Kıbrıs’ın AB’ye alındığı açıklandı. 18 Aralık’ta Türk Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin tam üye yapılması kararını tanımayacağını açıkladı.

… Görüşmeler, mitingler, haykırışlar sürüp gidiyor; AB’nin sınırları Doğu Akdeniz’e varmış oluyordu. Denktaş, bu zorlu günlerin yılmaz mücadelesini veriyordu… Özellikle son günlerinde bile Kıbrıs’a olan sevdasını dile getiriyordu…

20 Temmuz nedeniyle Rauf Denktaş’a da rahmetler olsun

   Kıbrıs davasının asil evlâdı ve amansız takipçisi R. Rauf Denktaş’ı ölüm yıldönümünde anıyoruz. Ömrünü bu uğurda hiçe saymış, yurt ve ulus sevgisini Anadolu coşkusuyla kalbinde yaşatmış bir devlet adamıdır.

   Kıbrıs’ta görev yaptığım 1982-1984 yılları arasında kendisiyle beş kez görüşme imkânım olmuştu. Türk ordusunun mensuplarına karşı her zaman çok kibar, şefkat dolu bir tavır sergiler ve çok değer verirdi. Kendisine karşı her zaman çok hürmetkâr davranmışımdır.

Tören günlerinde

   Merhum Denktaş’ın Barış Harekâtı’nın kutlanması törenlerinde yaptığı konuşmalar milli hislerle dopdoluydu. Gözleri nemlenir, insanlara heyecan veren sözleriyle büyük coşku sağlardı. Kendisini ve Kıbrıs Barış Harekâtı’nda hayatlarını kaybedenleri rahmet ve minnetle anıyorum. Nurlar içinde yatın!

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum