15 Temmuz gençlere iyi anlatılmalı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği 15 Temmuz ve Darbeler Sempozyumu- Kartepe Zirvesi'nde ikinci gününde de tüm salonlarda oturumlar devam etti.

p.p1 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 14.0px Arial} p.p2 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 14.0px Arial; min-height: 16.0px}

Zirvenin ikinci gününde Ömer Halis Demir Salonu’nda oturum başkanlığını Hitit Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Evkuran’ın yaptığı ‘’Darbeler: Pisiko Sosyal Analiz’’ konulu sempozyum yapıldı.  Oturuma Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Çiğdem Gülmez, Muş Alpaslan Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Adem Palabıyık, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi öğretim görevlisi psikolojik rehber Adnan Gözütok konuşmacı olarak katıldı. Oturum başkanı Prof. Dr. Mehmet Evkuran, ‘’İman sahibi olmak her şeyi çözmez. Yanlış yönlendirilmiş bir iman kadar tehlikeli bir dindar olamaz, biz teolojik olarak bunlarla mücadele etmeliyiz’’ dedi.

 

FETÖ AHLAKİ DEĞERLERDEN YOKSUN

Oturumda ilk konuşmayı Kastamonu Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Gülmez, ‘’darbe sonrası ahlaki çözülme: 15 Temmuz şiddetini kolaylaştıran bazı psiko bilişsel mekanizmaların analizi’’ başlığı altında yaptı. 15 Temmuz darbe girişiminin o tarihten itibaren halkımızın üzerinde önemli bir etki bıraktığını ifade eden Gülmez, ‘’O gece karşı karşıya kalınan darbeci profilleri halk üzerinde şok etkisi yarattı’’ dedi. ‘’FETÖ ne diğer terör örgütlerine, ne de diğer eli silahlı teröristlere benzemektedir’’ diye ifade eden Gülmez, ‘’Ahlaki çözülme terörü ve terör eylemlerini desteklemiştir’’ dedi. Gülmez, FETÖ mensuplarının kendilerini nasıl bir davaya aktararak kendilerini darbeye hazırladıklarını örgüt üyelerinin telefon konuşmalarından örnekler vererek aktardı. Son olarak darbenin ayak seslerinin halkı korkutacağını zanneden FETÖ’cülerin halkın direnişi üzerine halka ateş açmaktan başka çarelerinin olmadığını, bunun da bu tür örgütlerde ahlaki değerin olmadığını gösterdiğini belirtti. 

 

HALK 15 TEMMUZDA BİR KEZ DAHA HATAYA DÜŞMEK İSTEMEDİ

Muş Alpaslan Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Palabıyık, ‘’darbelerden demokrasiye FETÖ’den direnişe: 15 Temmuz gecesinde halkı sokağa çağıran sürecin sosyo-politik inşası’’ üzerine konuşma yaptı. ‘’Benim temel konum o gece insanlar neden sokağa çıktı konusu üzerine olacak’’ diyerek sözlerine başlayan Palabıyık, ‘’15 Temmuz’da bizim dünyadan en büyük farkımız sermayenin etkisinin olmayışıydı, yani ne açlık ne de işsizlik için sokağa çıkıldı’’ diye ifade etti. İkinci bir örnek olarak Mısır Cumhurbaşkanı Mursi’ye yönelik yapılan darbeyi gösteren Palabıyık, ‘’Eğer halk erkenden sokaklara çıkmış olsaydı, Mursi belki de devrilmeyecekti’’ dedi. Geçmişten bugüne kadar bütün birikimleri örnek veren Palabıyık, ‘’Türkiye’de bir darbe birikimi var. Halk hazırdı sokağa çıkmaya, çağrı gelince askerden önce sokağa çıktılar’’ ifadesini kullandı. Tarihsel süreçten örnekler veren Palabıyık, ‘’Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları geçmişte düştüğü hatalara bu kez düşmek istemedikleri için sokaklara çıkarak darbeye dur dedi’’ diyerek konuşmasını sonlandırdı. 

 

FETÖ’DE BENİMSEME VE AİDİYAT DUYGUSU VAR

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi’nden Gözütok ise yaptığı konuşmada geçmişten günümüze kadar tarih sürecinde örnekler vererek, ülkelere ve coğrafyaya göre darbeler tarihini sosyo-psikolojik olarak inceledi. Türkiye’de darbelerin genellikle askeri vesayetin hükümete yönelik bir girişim olduğunu belirten Gözütok, darbeler üzerine konuşmanın yasaklanması, düşünülmemesi ve fikir belirtilmemesinin toplumsal tarihimizde önemli bir etki bıraktığını aktardı. Şu anda gerek hapishanede gerekse görevinde uzakta olan FETÖ terrör örgütüne mensup kişilerin, halen birilerinin gelip kendilerini kurtaracağını düşündüklerini ifade eden Gözütok, ‘’Bu da benimsemeden ve aidiyet duygusundan ileri geliyor’’ diye belirtti.

 

GENÇLERE DARBELERİN SONUÇLARINI İYİ ANLATMAMIZ GEREKİR

Youth Action Leaders Salih Soner Güler ise “Face To Face Demokracy” projesi üzerine konuştu. Toplumun gençlerin oluşturduğu olaylarda gençlerin önemli rol oynadığını ifade eden Soner, ‘’Geçmişten günümüze gelen önemli olaylarda hep gençlerin ön plana çıkarılmak istendiğini toplumsal olaylarda gençlerin ön saflara atılmak isteniyor’’ dedi. ‘’Gözlemlediğim kadarıyla 15 Temmuz’da sokağa çıkan kesimin genellikle daha lise yıllarında 28 Şubat’ı yaşayan insanlar yani 25 yaş ve üzeri gençlerin çoğunlukta’’ diyen Soner, ‘’Gençlere 15 Temmuz’un yanı sıra 28 Şubat’ı, 60 ve 80 darbelerini de çok iyi anlatmamız gerekir’’ ifadesini kullandı.  Darbeler üzerine birçok proje yapıldığını belirten Soner, ‘’Çocuklarınızı yaptığı projelerini vatanı milleti için yapan ve bu uğurda hizmet veren derneklere, STK’lara yönlendirin. Siz oralara göndermeseniz ne yazık ki art niyetli cemaatler ve kurumlar kendi dernekleri, cemaatleri ile kendi adamlarını istedikleri yerlere yerleştirerek, gelecekte yine darbe girişiminde bulunabilirler’’ şeklinde konuştu. Oldukça yoğun katılımın gerçekleştiği oturumda konuşmalar sonrasında soru cevap kısmına geçildi.