otan yapı
darıca gazetesi

Yahudi Banker Rothscild yazı serisi-3

Yüksel ALTINOK

Yüksel ALTINOK

E-Posta : yuksel.altinok@gmail.com

Geçen nüshada yayınladığımız  2 nolu yazı serisinde  Rothschild tarihçesine ve Dünya devleti kurma faaliyetlerine kısmen değindik. Şimdi ise yahudi karekteristiğine bir nebze degineceğim. Pislik  bir sineği nasıl cezbederse para da Yahudiyi aynen öyle cezbeder. Tarih boyunca Yahudiler paranın olduğı belde ve diyarlarda at sineği gibi kümelenmişlerdir. Asırlar boyu büyük Diyasporadan (Yahudi kavminin yurtlarından kavulmaları) sonra lanetlenmiş bu egoist kavme hiç bir millet toprak vermemiş bilhassa Pagan Romalılar devrinde ve Hristiyanlaşmış Roma ve Bizans zamanında arazi sahibi olamayan yahudi toplumu büyük şehirlerde ve çevresinde sanatkarlık ve ticaretle iştigal etmek ve böylece geçimini sürdürmek mecburiyetinde kalmıştır.  Asırlar içinde devam eden bu mecburiyet bir yerde uzun sürmüş olsa da yahudi kavmi için müspet neticeler doğurmuş onları tücar ve competan bir millet yapmış, zenginleşmelerine amil teşkil etmiştir. Unutulmasın Hazret-i Muhammedin hadis-i şerifinde; Kazancın onda dokuzu ticarettedir, ey müslümanlar ticaret yapın zengin olun buyurulmuştur. Uzun lafın kısası bal tutan parmağını yalar. Amerikada yahudi zenginliğinden dolayı komplex sahibi olmuş hiristiyan beyazlar arasında akıllı yahudi lafı gelişmiştir. Esasen yahudi diğer insanlar gibi normal zekalı bir adem oğlu olup hiçte diğer insanlardan daha üstün zekalı degildir fakat kök ve kökenden gelen bir eğitimle  şeytanlaşmış son derecede tüccar kafalı bir toplum bireyidir. Bir de buna İbraniliğin beyin yıkarcasına vermiş olduğu seçilmiş toplum olduklarına dair sahte inança ait eğitim  eklenince kendi dışlarında olanlara karşı acımasız, egoist ve vijdandan arınmış bir toplum yapısı ortaya çıkmaktadır. Bu sayede yahudiler kendi dışındakilere karşı duygudan uzak sırf kazanç mantığı ile hareket eden bir robot gibidir ve bu konsept onları son derece muvaffak kılmıştır ve de kılmaktadır. Toprağa bağlı kalmış toplumlarda ise hristiyan yada müslüman olsun bu tarz bir mantıga dayalı bir kültür gelişmemiştir. Toprakla uğraşan toplumlarda ahlak yapısı; acıma, şevkat, sevgi, dürüstlük gibi mefhumların taht-ı şuurunda kalmış olup kazanç ikinci plandadır. Yani topraga bagli toplum yapisinda materyalist mantık çoğu zaman kaybeder. Cenap Şehabettin’nin meşhur lafını burada anımsatmak isterim. Eger mantık galip gelirse vijdanı boğar, vijdan galip gelirse mantığı kovar. Biz Türkler vijdanı yüksek olan bir toplumuz hatta düşmanlarımıza karşı İslam öncesi ve sonrası bütün tarihimiz boyunca böyle olmuş, vijdani zenginliği ön plana almışızdır. Ayrıca diğer bir avantaj olarak Yahudiler topraksız olduklarından ve kendilerine toprak verilmediğinden büyük şehirlerde kümelenmişler ve böylece büyük şehrin ilim irfanından da faydalanmışlardır. Eğitim insanları diğerlerine karşı galip yapan ana faktördür. Çoban aptal değildir ama dağlarda zeka paslanır. Diğer bir muaffakiyet faktörü de kendilerine karşı duyulan antisempatiden dolayı yani Hz İsayi Romalılara şikayet ederek öldürttüklerinden dolayı dış dünyadan   devamlı gelen tecavüzlere karşı içlerine kapanıp birbirlerine sımsıkı bağlanmışlar bu birliktelik onlara güç ve başarı kazandırmıştır, bu tip bir kültür ne Türklerde ne de Avrupalılarda mevcuttur hele Amerikalılarda toplumsal baglılık son derece zayıftır.  Kısacası yahudi kimseden daha zeki degil fakat içinde bulunduğu tarihi şartlar sayesinde egitilmiş egoist bir kültürün hemde şeytanca eğitilmiş egoist bir kültürün sahibidir. Böylece Sosyal Mühendislik açısından bakıldığında gerçek hakikat ortaya çıkıyor değilmi. Yahudilerin zeki olduğuna dair bir intibaya dalıp aşağılık duygusuna kapılmaya da hiç lüzum yoktur.  Böylece yahudilere içinde yaşadığı  toplumların asalağı diyebiliriz. Bu asalak 21. Yüzyılın  başlarında olduğumuz şu dehirde son derece tehlikeli bir hal almıştır.  ABD Federal reserve bankasının ve dünyadaki pek çok devlet ve milletin merkez bankalarının sahibi durumunda olan banker Rothschild yahudisi ise başbela durumundadır. Yahudi de bizim gibi insandır tamamen kötü olmalarına imkan yok onların içinde de iyi olanlar vardır . Ben bu güne kadar bir tek iyi yahudi gördüm  o da ABD’ye göç etmiş Rus yahudisi olan Arnold Kats idi ancak karısı aşağılık, insan düşmanı bir sadist idi. Yani yahudinin dış dünyaya karşı iyisi çok azdır bu durum ise sahip oldukları kültürden geliyor. Bu soyopisikolojik analizi yapışdan maksadım onlara çok yakın düşmüş biri olarak yahudinin çok iyi tanınıp haklarında gaflet ve yanılgıya düşülmemesi  gerektiğini ifade etmek içindir. Ancak Rothschild ya da onun tegmenlerinden biri olan Soros için milli sevgi, milli saygı diye bir şey dahi mevzu bahis degildir hatta Soros gibiler kendi tanrıları Yahuva’ya dahi inanmayan, kendi milletlerini dünya üzerindeki kirli oyunlarında kullanan acımasız insanlardır.. Örneğin CBS haberler ajanı olan meşhur ABD li televizyon ankoru ve proğramcı yazar Steve Croft’ın FROM STEVE KROFT (60 Minutes) 2011 yılı canlı yayınında Soros bankeri 15 yaşında iken kendi ırkdaşlarını Hittlerin sağ kolu olan gestapo şefi ADOLF Eichman’a teker teker ispiyon ettiğini ve bundan da gurur duyduğunu ifade etmiştir. Bilahare ADOLF Eihman’nın  evlatlığı olmuştur. Kendisi ile televizyonda canlı oturumda yapılan muhavere aynen şöyle olmuştur: Hitlerin sağ kolu olan Adolf Eichman yahudilerin katliamını denetlemek için Macaristana geldiğinde o zaman genç bir delikanlı olan banker Soros bu yahudilerin mal ve mülklerine el koyan adamın yanında yer aldı. Soros onunla birlikte pek çok görev turu yaptı. Programda Soros 1944 yılının hayatının en verimli yılı olduğunu mütedaimen tekrarlıyor. O yıl Macaristanda Soros’un yahudi ırkdaşlarının yüzde yetmişini teşkil eden yarım milyon yahudi imha edilmişti, buna rağmen bu geçmişe bakışta neşesini kaçıran hiç bir emare göstermiyor.Steve kendisine en verimli ve iyi yıllarının hangi yıllar olduğunu sordu. 

KROFT: Benim anladığım senin koruyuculuğunu yüklenmiş olan ve evlatlığı olduğunu söyleyen bu adamla birlikte görev yaptın.(Adolf  Eichman)

SOROS: Evet, evet 

KROFT: Dostlarından yahudi vatandaşlardan ve aile arkadaşlarının ellerinden mallarının alınmasında yardımcı oldun ve ifşiatta bulundun.  

SOROS: Evet. Bu doğru evet 

KROFT: Yani demek isitiyorumki pek çok kişiyi yıllar sürecek psikayatrik bir hastalıgın ve deprasyonun içine sürükledin. Bu zor değilmiydi. 

SOROS: Hayır hiçte öyle değil, hiçte öyle değil, hatta zevk aldım. 

KROFT: En ufak bir suçluluk duygusu hissetmiyormusun? 

SOROS: Hayır, sadece mutlak bir azamet duygusu sahibiyim. 

İşte bu egoist Yahudi kültürünün kendi ırkdaşlarına dahi nasıl yansıdığının canlı delili olan bir muhaveredir. Bu babahindi palazlanmış yahudiler için ne din ne iman ne allah korkusu ne de milli Sevgi mevcuttur ancak onlar kendi ırklarını yada kültürel yapılarını (pardon, yahudi ırkı diye bir ırk yoktur o bir din birliğinden ibarettir %95 i asırlardır başka ırkların arasında yaşarken melezleşmiş insanlardır) hedeflerine erişmekte bir vasıta olarak kullanmaktadırlar. Egoist kültürlerinden şartlanmış olan diger siradan yahudiler ise bu ahlaksız liderlerini  it gibi takip etmektedirler. Mesele bu kadar basit. Gelecek yazı serimizde Ingiltere bankeri olan Rothschild ailesinin son derece zenginleşmiş bir ülke  olan Birleşik Devletlere geçişini ve Federal Reserve Bankasını nasıl kurduklarının tarihçesini ele alacağım. Bu son derece entresan bir konu olup kaçırmamanızı tavsiye ederim.

 

 


İzlenme: 3175
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARLAR

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI

ÇOK OKUNANLAR

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

ANKET

Sizce Darıca'nın en büyük sorunu ne?

Sizce Darıca'nın en büyük sorunu ne? Ankete Katıl Sonuçlar