Memurlarda performans

Cengiz BAYSU

Cengiz BAYSU

E-Posta : cengizbaysu1955@yahoo.com.tr

Dağıtım işlerini yürüten bir kuruluştan söz etmek istiyorum. Internet sitesi gayet güzel hazırlanmış. İletişim için bir sürü telefon numarası da var. Tuşlayın birkaç tanesini, ulaşamazsınız. İsterseniz hepsini arayın. Bir başka numaraya yönlendirilirsiniz. Uzun uzun çalan, iki kez çalıp kapanan, zamanında giriş yapmadınız diye düşen ama bir türlü ulaşılacak kişiyi bulamayacağınız numaralardır bunlar. Hele öğle saati ise numara da çalmaz.

“Şikâyetler”

Firmanın internet sitesindeki bu bölüme girince onlarca mağdurun, müştekinin, sızlanan insanın yazdıklarını göreceksiniz. Şikâyetine rağmen sonuç alamayıp lânet ve belâ okuyan, hakkını helâl etmeyen, üst makamlara şikâyet edeceği tehdidini savuran ve iş yapmayı beceremeyen veya yapmakta üşengeçlik gösteren kişileri istifaya davet eden insanların sızlanmalarıdır bu yazılar…

Bu kuruluşun hiç mi amiri memuru yok sitedeki yazıları okuyacak? İnsan kaynakları, halkla ilişkiler, IT’ler, personel bölümleri ne için vardır? Birkaç tanesine olsun olumlu bir cevap yazamazlar mı? En çok aksaklık hangi birimdeyse o birimdekileri uyarıp sayfanın yükünü biraz azaltamazlar mı?

Bu sayfayı takip ediyorum. Şikâyetlerde azalma olmazsa ilgili Bakanlığa yazacağım. Gerçekten tam bir tulûat… Rahmetli Aziz Nesin’in ömrü vefa etmemiş. Biraz daha yaşamış olsaydı ne kitaplar yazabilirmiş.  

Şirket içi eğitim   

Resmi kuruluşların santral görevlilerine ve müşterilerle ilgili birimlerine şirket içi eğitim mutlaka veriliyordur. Ama nasıl? Yılda bir kez şirkete davet edilen akademisyene kısa anlatım süresi tanınarak... Önce tarafların konuştuğu dil aynı değildir (!).  Sonra dinleyen kişi(ler)in akıllarında emeklilik, tayin, maaş artışı, çocuk zammı, odun kömür yardımı vb. konular vardır. İlk 20 dakikada bu konulara değinilmezse uyuklama başlar. Bir iki espri veya uyarıyla bu kişiler kendilerine getirilirler.

Sonra uyku saati (!) pardon seminer veya toplantı biter. Bire bir uygulamadan geçirilmeyen memurun vatandaşla olan ilişkileri bizatihi canlandırılmamıştır. Nezaket kuralları, işlem yürütme, hitap ve davranış şekilleri uygulamalı olarak yapılmamış; müdür, bir altındaki kişiyi; şef, maiyetindekilerin çalışma temposunu izlememiştir.

Yine yapılan şikâyetlere tepki gösteren, tavır alan, “müracaatınızı şuraya yapın”, yarın gelin diyen memurlar olacak, dolayısıyla eski tas eski hamam devam edecektir.

Performans değerlendirmesi     

Hükümetin aldığı önemli kararlardan birisi olarak görülmekle birlikte tam olarak uygulamaya konulduğunu söylemek biraz erken olacaktır sanıyorum. Samsun’da kendini aşmış-siz araştırmacı, yenilikçi, düşünen/bulan adam diyebilirsiniz-bir polisimiz yerdeki yatan ceset üzerine gazete kâğıtları örtmek yerine pratik şekilde kurulan portatif çadır geliştirmiş.

Başarılı bir bilim adamımızın buluşunu geliştirmesi için ABD 2,5 milyon USD destek sağlamış. Ülkemizdeki yönetim zincirinde bulunanların olaya bakışlarını ise henüz bilmiyoruz. Bu kişiler neden desteklenmez, neden taltif edilmezler? O zaman bir birimin içinde evrak akış süresini veya git oraya gel buraya eylemini azaltacak memur neden kafa yorsun ki?

Özel sektör ve vatandaşın durumu

Biraz da baltayı kendimize vuralım. Kart kullanımı pratiğine sahip olamayan kişi sayısında patlama olunca geri ödemeyi zamanında yapamayan, faize itiraz eden ve şikâyetlerini dile getiren insanlar ortaya çıkıyor.

Bunun yanında ilginç örnekler de görülüyor. Para çekecek kişi önce kartı sokuyor, sonra cebinden cüzdanını çıkarıyor, bilmem kaçıncı gözündeki buruşuk kâğıdı açıyor. Gözlüğünü takıyor. Aradığı şifre bu kâğıtta değil, diğer kâğıda saldırıyor. Başlıyor şifresini tuşlamaya.

Para gelmeyince işlem yeniden tekrarlanıyor. Bu arada sırada bekleyenler burnundan soluyor. Arkasından olaya müdahale veya yardım etmek isteyenlerin sesleri çıkıyor. Para özel bölmeye gelince sayım başlıyor. Emin olmak için ikinci kez sayılıyor. İşte size mürettebatla kullanılan silah, pardonmürettebatla kullanılan bankamatik örneği…

Paraya her zaman ihtiyaç duyan ticaret erbabı bankamatikten para çekecek. O da ne? Birisi yanlış girdiği şifreyi zorlayarak kartını makineye kaptırmış. Bir memur yanında güvenlik görevlisiyle makineyi açmış, kartı çıkarmaya çalışıyorlar. Memurun ilk defa böyle bir işlem yaptığı kesin. Düşünün zaman kaybını… Bankada işlemler durmuş, para çekecek olanlar saçını başını yoluyor, otobüse yetişecek ya da hastaneye gidecek olanlar dokuz doğuruyor…

Şifre olmuş deşifre / İnsanlar başlamış küfre / Zaman geçiyor / ‘of’la ‘püf’le! Okuyup da

 


İzlenme: 941
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARLAR

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI

ÇOK OKUNANLAR

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ