hakan höbek

Din İstismarı

Cengiz BAYSU

Cengiz BAYSU

E-Posta : cengizbaysu1955@yahoo.com.tr

   Tarihin her döneminde çeşitli şekillerde karşımıza çıkan din istismarı, günümüzde de varlığını sürdürmektedir. Özellikle Türk siyasetinde partiler, darbe yoluyla iktidara gelenler ve çizgisi belli olduğu halde iktidara gelebilmek için değişim geçirmek zorunda kalanlar hep istismara yönelmişlerdir.

    Yukarıda esen rüzgârdan ders alarak aşağıda fırtınalar yaratmaya meraklı bazı din adamlarımız da istismardan geri kalır mı?  Ülkede bir Diyanet İşleri Başkanlığı olmasına rağmen fetva (!) vermek suretiyle bu kişiler de yetkinliklerini ortaya koymaya çalışmışlardır.

    İçeride böyle gelişmeler olurken “huzur ve barış” dininin mensupları kutsal ramazan ayında bile “Allah” nidalarıyla birbirlerini yediler ve yemeye de devam ediyorlar. Odak durumundaki bazı zavallı kişi veya gruplar ise kutsal değerlerimizi törpülemeye ve dinimizi tırmalamaya cüret ediyorlar. Aslında kendi dinini -veya inançsızsa inandığı bütünü- bile bilmediklerine kesinlikle inandığım bu kişi veya gruplar, ürettikleri bir filmle suçsuz günahsız insanların ölümüne neden oldular. Hayatlarını yitiren bu kişiler Hıristiyan, Müslüman, Musevi veya başka inançların mensupları olabilirler ama sonuçta insandırlar.

    Özellikle Türk toplumunda çok bilinen ve sık sık duyduğumuz “Nasıl oldu anlayamadım” şeklinde aptalca bir yaklaşım vardır. Örneğin; eski model otomobile yedi kişi biner, sürücü basar gaza ve kaza olur. Nasıl kaza olduğunu anlayamaz. Silahı, oyun veya şaka niyetiyle karşısındakine yönelten kişi tetiğe basar, nasıl patladığını anlayamaz vb…

    Bir film yapılıyor. Yönetmeninden oyuncusuna kadar hiç kimse filmin konusunu merak etmiyor. Başına belâ olunca, o da belânın nasıl ortaya çıktığını anlayamıyor. “Bize öyle dememişlerdi. Başka bir konuda çekim yapıldığını zannediyorduk…” demeye başlıyor. Demek ki, bizdeki salaklardan pek farklı değiller…

    Peki, yok mudur bu filmin bir senaryosu veya yazılı metni? Kimse okumaz mı?  Evet, okumaz! Sadece alacağı paraya bakar. Şimdi bu istismarın sorumluları suçu birbirlerinin üzerine atmaya çalışıyor. Müslümanlar da kırıp dökmeye devam ediyorlar. Bu noktaya nasıl gelindi?

    Senaryonun ilk bölümünde İslâm coğrafyasının liderleri “diktatör” olarak suçlandı. Diktatörlerin devrilmesi için Müslüman ülkelerin toprakları işgal edildi. Bankaları, müze ve kütüphaneleri boşaltıldı. Tarihleri başkaları tarafından ve doğru şekliyle (!) yeniden yazılmaya geçildi.

    Filmin ikinci bölümünde inananların katledildiğini ve namuslarının kirletildiğini izledik.    “Karikatür krizi”nin hâmisi Danimarka Başbakanı, değişime uğradığını belirtti. Birileri araya girdi, ikna edildik. Rasmussen’in NATO Genel Sekreteri olmasına onay verdik.

    Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da Müslümanlara işkence yapılırken ABD askerleri Afganistan’da Kur’an-ı Kerim yaktılar. Büyüklerimiz provokasyona gelmememiz konusunda uyardılar.  Arap mahallelerinde bahar rüzgârları estirildi. İnsanlar sokaklara çekildi. Lince, katle ve gaspa itildiler. Çokbaşlılık yaratıldı. Şimdi o insanlar huzur arayışına düştüler. Almanya’nın belli bölgelerinde sünnet yasaklanınca sadece mahalle kültüründen sözlerle konuştuk. Elin oğlu kendi iç hukukunu işletiyor ve bildiğini yapmaktan asla geri durmuyor.            

    Kutsal değerlerin aşındırılması safhası tamamlanınca filmin son senaryonun son bölümü başlatılmıştır. Sıra müminlerin peygamberine gelmiştir. Yüce peygamberimize dile uzatmaya başlamışlardır. Şimdilik merdivenin ilk basamağındadırlar. Bu konu da istismara açıktır ve kesinlikle devam ettirileceğine hatta tırmandırılacağına inanıyorum.

    Ben size bir şey söyleyeyim mi? Bu failler, ellerini kollarını sallayarak demeyeceğim ama yine de gezeceklerdir dışarıda. İnanın öncekiler gibi bundan da sonuç çıkmaz. Zaten Okyanus ötesinden ricalar da gelmeye başladı.  

    Peki, ne olması gerekir? Karşılık mı verelim? Tabii ki hayır! Biz kendi Peygamberimize gösterdiğimiz hürmeti, Kur’an-ı Kerim’de zikredilen tüm peygamberlere gösteririz. İnananların kutsal değerlerine saygılıyız. İslâm anlayışındaki eksiklerimizi tamamladığımız  ve din istismarından uzaklaştığımız zaman bu olaylar kendiliğinden kesilecektir. Aksi takdirde başkalarının dinimizle oynamakta daha usta olduklarını ve her fırsatta çirkinlik yapacaklarını söylemek mümkündür.


İzlenme: 1092
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARLAR

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI

ÇOK OKUNANLAR

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ