Telefon Aramaları

Cengiz BAYSU

Cengiz BAYSU

E-Posta : cengizbaysu1955@yahoo.com.tr

    İstiklâl Harbi’nin tüm safhaları mors alfabesi esasına dayanan basit bir telgraf sistemiyle yönetilmiştir. Mustafa Kemal ve İsmet Paşalar arasında sabahlara kadar süren “Bulun İsmet Paşa’yı telgraf başına gelsin!” talimatıyla başlayan ve dikte ettirilen emirler, “Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine!” cevabıyla teati edilmiş ve aksama olmamıştır.
    Günümüzde en modern iletişim vasıtalarına sahip olmamıza rağmen hem doğru ve kısa tümcelerle derdimizi anlatamıyoruz hem de karşımızdaki kişiye, operatöre veya ilgiliye ulaşmakta güçlük çekiyoruz. 
    “Makineye bağlı” yaşadığımız ülkemizde otomatik santral sizi çeşitli numaralara yönlendiriyor, müzik dinletiyor, görüşmeniz için kalan süreyi söylüyor… Bu arada dakikalar geçiyor ve telefonunuza ücret yazılıyor. Tabii karşınıza ilk çıkan kişi size kendisine bağlandığınız numaranın yanlış olduğunu belirterek yeni bir numara veriyor. Siz de hedefinize ulaşamadan ortalıkta dolaşıp duruyorsunuz. 
    Sonuçta birine ulaşsanız da bu kez karşınıza ya mevzuatı bilmeyen ya da yapacağı yol göstermenin başına iş getireceğinden çekinen bir kişi çıkmış oluyor. Mevzuatı bilmeyen kişiyle ilgili iki hafta önce yaşadığım bir örneği burada zikretmek isterim: 
    Kredi kartımı kapattırdığım bir bankaya aylık taksitlerimden fazla ödeme yapmış olmam nedeniyle alacağım olan 117.00 TL paranın tarafıma iadesini talep etmiştim. Altı ayrı kişi bu paranın iade olarak adıma gönderilmesi halinde benden 52,50 TL kesinti yapılacağını belirtti (Neredeyse yarısı).  İşin peşini bırakmadım ve üç gün içinde bir kesintiye uğratmaksızın bu parayı geriye aldım.
    Kamuya ait santrallarda görev yapan operatörlerde nezaketin ikinci plana atıldığını iddia ediyorum. Bir soruyu iki kez sormak veya iki ayrı yerle görüşmeyi istemek gibi bir talebinizin olmaması gerekir. Radyosunu açmış müzik dinleyen veya yanında birisiyle konuşan bazı operatörler, sözünüzü anlayamadığını biraz yüksek sesle konuşmanızı ister de radyosunun sesini kısmayı aklına bile getirmez.
    Gideceğiniz kuruluşun adresini sorsanız ve yol tarifini isteseniz sokağın ismini, binanın numarasını bilmeyenler çıkabiliyor. Karşısında bir pano yok mudur bu kişilerin de Ahmet abiye, Ayşe ablaya sorar? 
    GSM şirketleri yenilik adı altında çeşitli paket programlar (memur/kamu ekonomik vb) hazırlayarak görüşmelerimizi daha ucuza mal etmemiz için bizlere mesaj atarak bilgi sunuyorlar. Ayrıca “şu kadar kontörlük yükleme yapıldı, şu kadar dakika görüşme sürenize eklendi” şeklinde mesajlar gönderiyorlar. Yine kendi telefonumdan örnek vereyim; benim telefonuma ha bire kontür yüklenir ama ben her ay 59.00 TL öderim. Bir de “kullanmadığınız şu kadar kontürünüz var…” şeklinde kısa mesajlar gelir.  Ben bilirim ki, en güzel tasarruf en az konuşmayla yapılır. Kime neyi anlatmak istiyorsunuz?  
    Dolandırıcılara karşı da bize uyarı mesajları gönderiyorlar, sağ olsunlar. Merak ediyorum o kadar kelimenin parası kimden çıkıyor? Dolandırılmamızı önlemeye çalıştığını zannedenler acaba cebimizdeki parayı çaktırmadan emiyorlar mı? 
    Yeni çıkan bir âdet daha vardı çabuk kayboldu. Şahsi telefonlar değişik illerin telefon kodlarıyla aranıyor ve bir ürünün tanıtımı yapılıyordu. Benim telefonuma mesaj gelmemeye başladı. Bilmiyorum belki de devam ediyordur. Bazı dernekler bağış adı altında arıyorlar. Kibarca uyarsanız da bu tavırlarını birkaç kez yineleyebiliyorlar. Acaba dilenmenin bir başka şeklini uyguladıklarını düşünemiyorlar mı?
    Bir de işin stratejik yanına bakalım: Bu ülke 1999 yılında yürekleri burkan bir deprem yaşadı. Cep telefonları susmuştu. Beklenen depreme karşı binaların yenilenmesi, güçlendirilmesi ve yeni iskân sahalarının açılması gibi imar faaliyetlerinin hızlandırıldığını ve büyük çalışmaların yapıldığını görüyoruz. Bu memnuniyet verici bir gelişmedir. 
    GSM şirketlerinin yurt çapında hâlâ ölü bölgeleri bulunmaktadır. Bu şirketler, beklenen depremin yaratacağı olumsuzluklara karşı bir hazırlık yapıyorlar mı? Baz istasyonları ve bunların enerji merkezleri, depremin şiddetine eşdeğer ölçüde sarsıntı ve titreşimlerle test ediliyor mu? 
    Bu telekomünikasyon vasıtalarının susması halinde diğer alternatif sistemlerin, şebeke ve vasıtaların devreye sokulması düşünülüyor ve tatbikatları yapılıyor mu?  Bu konularla ilgili olarak bizlere hiç mesaj gelmiyor… Konu bu yönüyle denetleniyor mu, bilmiyorum. Belki de fazlasıyla önlem alınmıştır, haberimiz olmuyor. Televizyonlarda bu hususlarda da kısa açıklamalar yapılmalıdır. Yakınlarından haber alamayan insanların şuursuzca yollara düştüklerini, sebep oldukları büyük kargaşaları hatta kazaları hatırlamamızda yararlı olacağını düşünüyorum.      
    
 


İzlenme: 1235
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Tanışmak

    Misafir Günaydın komutanım 24 Nisan 2013 07:02

  • Tanıtma

    Misafir Ben Kamil Günçiçeği diyarbakırlı İskenderun'da askerınız elerınızden öperım görüşmek üzere 24 Nisan 2013 07:05

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARLAR

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI

ÇOK OKUNANLAR

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ