otan yapı
darıca gazetesi

Kopya Çekmek

Cengiz BAYSU

Cengiz BAYSU

E-Posta : cengizbaysu1955@yahoo.com.tr

    PKK, aldığı darbeler nedeniyle yine “ateşkes, görüşme, barış” nutukları atmaya başladı. Hepimizin malumu olan nakarat mısralardır bunlar… Maksat, TSK’nın dikkatini başka taraflara çekerek çatışma bölgelerindeki kuvvet yoğunluğunu azaltmaya çalışmaktır. Yurdun çeşitli yerlerinde eylemler gerçekleştirerek ve hâmileri olan Iraklı yöneticileri de devreye sokarak içte ve dışta avantaj elde etmeye özen göstermektedirler.
    Tam da bu dönemde Irak yönetiminden çatlak sesler çıkmaya başlamıştır. Bu türden çıkışları önce Irak’ın kuzeyindeki Geçici Kürt Yönetimi Başkanı Barzani başlatmış, TSK’nın operasyonlarını sürekli tenkit ederek karşı koymayı bile dile getirmişti. Arkasından Başbakan Maliki’nin daha yüksek sesle vurguladığı tehditlerini dinledik. Şimdi de Irak Parlamentosu Güvenlik Başkan Yardımcısı “Allah’ın izniyle PKK’yı kovalayan Türk uçaklarını düşüreceğiz, silahlanıyoruz” demiş. Türkiye’yi babasız veya yetim olarak görmeye başladılar. Haydi Hayırlısı!  
    Türkiye bu kişiye sözünü mutlaka geri aldırmalıdır. Eğer Irak’tan her ay gelen ticari gelirlerimizde bir düşüş olacağı kaygısıyla yaptırım uygulayamazsak bu işin sonunun gelmeyeceği aşikârdır. Bu milletin hiçbir ferdi elbette savaş istemiyor. Ama civar ülkelerden mide bulandırıcı çatlak sesler çıkıyor. 
    Irak’ın kuzeyindeki yönetimlerden gelen tehditlere ilâveten Mavi Marmara baskını, Suriye’de uçağımızın düşürülmesi, sabotaj ve adam kaçırma olaylarının artması, köylülerin bombalanması, manga sayısınca şehitlerin verilmesi gibi olaylar şimdiye kadar karşı ataklı bir cevap görmemiştir. 
    Son haftalarda Suriye topçu birliklerinin attığı mermilerin topraklarımıza düşmesi, bizzat Sn. Başbakan tarafından açıklanan ve TSK için yeniden belirlenen angajman kurallarıyla da çatışmaktadır. Son mermi Akçakale’ye düşmüş ve beş vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden olmuştur.  Bu statik durumu gidermek ve aktif politika yapıldığı izlenimini vermek için Oslo süreci yeniden başlatılmış ve halkın her katmanında tartışılmaya başlanmıştır.
    Kanın durması adına çözüm için teröristbaşıyla görüşmeler yapıldığı açıklanmaktadır. Böyle yapmakla kopya çekmeyi, hazıra konmayı ve köşe dönmeciliği benimsemiş olmuyor muyuz?  Örnek mi?   
    İspanya ve İngiltere modelleri ele alınıyor ve hareket tarzı belirlenmeye çalışılıyor. Neden kendimiz bir çözüm üretip bunu dünya terör literatürüne monte etmeyi düşünmüyoruz? Bilimde ve teknikte pek söz sahibi olmadığımız ortada… Bu alanda da söz sahibi olmaktan uzağız galiba?
     Teröristbaşıyla yapılacak görüşmelerin binlerce şehit ailesinin yüreklerini sızlatacağı, aziz şehitlerimize ebedi uykularında rahatsızlık vereceği elbette doğrudur. Bu noktaya gelinmeden önce, devlet, çözüm konusunda üç dört seçenek belirleyebilir, halk da tartışabilirdi. Doyurucu bir kanaat hâsıl olmaması halinde son çare olarak teröristbaşıyla görüşülebilirdi.
    Artık hükümet karar almıştır. Bu kararın, devletin bütün organları tarafından bir düşünce süzgecinden geçirildikten sonra alındığına inanıyoruz. Ancak alınan her kararın hemen uygulamaya konulması gerekir. Şimdiye kadar da kararlar alındı. Uzayan süreç ve uygulamadaki gecikmeler çözümden ziyade meseleyi kronik hale yani bugünkü duruma getirdi.  
    Bütün bütün iyi niyet çabalarına rağmen gerek KCK’ın gerekse PKK’nın faaliyetleri devam etmektedir. TBMM çatısı altında mikro düzeyde uzlaşamayan partiler makro düzeyde barışı sağlayacaklarını söylüyorlar. Her gün tanığı olduğumuz siyaset adamlarının karşılıklı suçlamaları, birbirlerine yaptıkları hakaretler, bağırtı ve çağırtılar hız kesmeden devam ediyor. Bu durum büyük acılar çeken şehit ailelerinin gözleri önünde cereyan ederken peşpeşe gelen zamlar geçim sıkıntısı yaşayan yoksul kesimin ve emeklilerin nefesini kesiyor.
    Güneydoğu Anadolu’da terörün yarattığı baskı, tehdit ve saldırılar bahane edilmeden planlanan ekonomik faaliyetlerin hemen uygulamaya geçirilmesi, TSK’nın terör örgütü üzerinde yarattığı ezici darbelerin sınırlarımızın dışındaki lider kadro üzerine kaydırılması ve yeniden teslim olma şartlarının belirlenmesi çok şeyi değiştirebilir.
    
 


İzlenme: 692
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARLAR

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI

ÇOK OKUNANLAR

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ