otan yapı

Cumhuriyet Bayramı

Cengiz BAYSU

Cengiz BAYSU

E-Posta : cengizbaysu1955@yahoo.com.tr

Cumhuriyet öncesinde

    Milli Mücadele'nin başlangıcında Rusya Şuralar Cumhuriyeti'nce Milli Hükümet'e hediye edilen Rus altınları, 15 gün içinde mal sandıklarınca resmi değeri üzerinden satın alınmaya ve altın gibi işlem görmeye başlar.[1] Milli Mücadele sona ermiş fakat Osmanlı Başkenti hâlâ işgal altındadır.

    Ankara’da 23 Nisan 1920’de kurulan ilk Meclis, birtakım sıkıntılar yaşasa da 15 Mayıs 1922 tarihinde dış ülkelerdeki temsilciliklerimize bir tamim göndererek devletin ünvanının Türkiye Cumhuriyeti olarak kullanılmasını ister.[2]

    Çanakkale'de ölü olarak ele geçirilen bir çete mensubu üzerinden bildiri çıkar. Bu bildiride Anadolu Osmanlı İhtilal Komitesi'nin işe başladığı belirtilerek halk Ankara Hükümeti aleyhine mücadeleye çağırılmaktadır.[3]

    Harpten yeni çıkılmıştır. Para sıkıntısını çözmek amacıyla İzmir, Çanakkale ve Karesi civarında terk edilmiş arazide bulunan zeytinler, askere, halka ve müteahhitlere toplattırılır.[4] Dış ülkelerden gelen yardımlar, toprak bütünlüğüne kast edip etmediği araştırıldıktan sonra alınır. Kafkas Cumhuriyetlerinden verilen petrol ürünleri de bu düşünceyle kabul edilir.[5]       

Cumhuriyet’in ilânı

    29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilir. Çanakkale'deki savaş enkazının satışıyla ilgili kararın yerine getirilmesi için Müdafaa-i Milliye ve Maliye Vekâletlerine tebligatta bulunulur.[6] Darülaceze için, Peygamberimizin doğumuna ve padişahların tahta çıkma zamanına tesadüf eden günlerde toplanan yardımın, Cumhuriyetin ilanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılış gününe tesadüf eden günlerde dağıtılması istenir.[7]

Cumhuriyet’in ilanından sonra

    29 Ekim 1924 günü bütün yurtta 101 pare top atışı yapılarak Cumhuriyet’in ilk yıl dönümü kutlanır.[8]    Dini siyasete alet ettiği tespit edilen Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatılır.[9] Hutbelerde ad anmaksızın millet ve Cumhuriyet'in saadet ve selâmetine dua edilmesi için illere tebligat gönderilir.[10]     29 Ekim günü, 1925’ten itibaren bayram olarak ilan edilir.[11]

    Çanakkale zaferi, milletimizin sömürgecilere “dur” dediği ve Cumhuriyet yolunda ilk adımı attığı evre olması nedeniyle gözler bu bölgeyi izleyecek, kulaklar bölgenin kalp atışlarını dinleyecektir. Boğaz bölgesinden gelen raporların önceliği vardır ve sıkı takip edilir. Bu nedenle Çanakkale Boğazı’nda bir işaret istasyonu kurulmasına ve gerekli olan telsiz telefon cihazının İtalyan Markoni Fabrikası'ndan satın alınmasına karar verilir.[12]

     Çanakkale Boğazı’nda tesis edilecek dinleme istasyonunun İtalyanlara verildiğini ve batık gemilerin pazarlıkla satılacağını[13] duyan İngiliz ve Fransızlar Boğaz’a olan ilgilerini arttırırlar. Bir Fransız şilebinin Karadeniz'e gitmek üzere Çanakkale'den içeri girdiğine ve Seddülbahir'e demirleyen İngiliz torpidosunun dışarıya çıkardığı askerlerini alarak kuzeye hareket ettiğine dair alınan raporlar, kuşkulardaki haklılığı ortaya koyar.[14] Bazen küçücük de olsa istenmeyen meseleler ortaya çıkar, Çanakkale’deki İngiliz mezarlığına çekilecek bayrağın ebadı bile hükümranlığımızın zedelenebileceği kaygısıyla sorun olur.[15]

    Almanlar gelişmelere karşı kayıtsız kalamaz ve Çanakkale harekâtını Almanya'da kutlamak için davette bulunurlar. Dengeleri korumak zorunda olduğunu bilen Cumhuriyet Hükümeti, bu davete katılmanın uygun olmayacağı görüşündedir ve temsilci göndermez.[16]

    Cumhuriyet Bayramı 1927 yılından itibaren 21 pare top atışıyla kutlanmaya başlanır.[17] Terhisi gelen askerlerin terhisleri bir süre ertelenir.[18] 1929’da ilk seferberlik talimatnamesi hazırlanır.[19] ‘Sonbahar manevraları’ için 2 ve 4’üncü Kolorduların bölgesindeki ihtiyatlar askere alınır. Manevranın bitimi ve terhis işlemleri Cumhuriyet Bayramı törenlerinden sonraya bırakılır.[20] Ordunun insan gücünü göstermek bakımından çok önemli olan bu uygulamaya ben de dedemin bir anlatımını eklemek istiyorum.

    İsmet İnönü’nün Başbakan olduğu dönemde Çanakkale’de Cumhuriyet Bayramı törenleri kutlanmaktadır. Geçit törenine beş tank iştirak eder. Gövdelerine şablonla numara basılmıştır. Geçit yapmak üzere bekletilen tanklar öyle bir köşeden hareket ettirilir ki, hükümet erkânının, yabancı askeri ataşelerin ve diğer davetlilerin önünden geçince hemen sağa saparak bir sokağa girerler. Kimselerin alınmadığı bu ara sokakta, elinde şablon ve boya olan askerler gelen tanka yeni numara basarlar.

    Böylece belki de her tankı altı yedi kez tören platformunun önünden geçirerek sayıca üstünlük imajı yaratılmak istenir. Savaştan yeni çıkan ve yokluk içinde çırpınan bir millet, istihbarata karşı koymanın yanında düşmana karşı caydırıcı görüntü vermek ve ürperti yaratmak amacıyla böylesi bir yönteme bile başvurmuştur.

    İlk defa 1929 yılında Ankara Palas’ta Cumhuriyet Bayramı nedeniyle bir ziyafet verilecektir. Ziyafete yabancılar da davet edilir. Masa düzeni ve yemek takımları konusunda titizlikle hareket edilir. Milli Saraylar Müdürlüğünde bulunan yemek takımlarının Ankara’ya gönderilmesi istenir.[21] Bu uygulamaya sonraki yıllarda da devam edilir. Törenler sırasında asayişi sağlamak üzere İstanbul ve çevre illerden gelecek olan polislere harcırah tahakkuk ettirilemediğinden trenle ücretsiz seyahat etmeleri sağlanır.[22]

    4’üncü Kolordu 1933 yılındaki geçit törenlerine katılacaktır. Kolordunun binek hayvanı konusunda sıkıntısı vardır.  Pazarlık usulü yapılan satın almayla hayvan ihtiyacı tamamlanır.[23]  Bir sonraki yılda yapılan törenlere Irak dört adet uçak gönderir.[24] Törenlerden sonra Türk yazılı basınında Irak’a teşekkürler sunulur.

    Yukarıdaki araştırmayı günün anlamını vurgulamak ve bugünlere hangi şartları yaşayarak geldiğimizin önemini vurgulamak için yaptım. Daha söyleyecek çok söz var elbette. Cumhuriyeti her türlü sıkıntıya göğüs gererek bizlere emanet eden insanların kime ne borcu vardı? Umarım “meczupluk” gibi bir şarlatanlığa düşmeden, o kahramanların kemiklerini sızlatmadan bir bayram kutlarız.

    Başta Atatürk olmak üzere bütün dâvâ arkadaşlarını, Milli Mücadele şehitlerini, kongre kararlarına imza atanları, Antep ve Maraş savunmasına katılanları, Ege’nin efelerini, Trakya’nın yiğitlerini, İnebolu’nun kayıkçılarını, Şerife Bacıları rahmetle anıyor ve halkımızın bayramını kutluyorum.



[1] A.g.a.                       Tarih: 5//1923,       Sayı: 2594,  Dosya: 129-6,   Fon: 30.18.1.1. Yer no: 7.24.15

[2] Cumhuriyet arşivi,  Tarih:  15/5/1922,   Sayı: -,        Dosya: 45,         Fon : 30.10.0.0, Yer no: 3.14.5

[3] A.g.a.                       Tarih: 24/4/1923,   Sayı:-           Dosya: 92A7,   Fon: 30.10.0.0, Yer: 105.688.7

[4] A.g.a.                      Tarih:  16/11/1922, Sayı: 1991,  Dosya: 230-1,   Fon: 30.18.1.1.,  Yer no: 6.36.11 

[5] A.g.a.                       Tarih: 5/9/1922,     Sayı:1823,   Dosya: 212-12, Fon: 30.18.1.1, Yer: 5.27.19

[6] A.g.a.                       Tarih: 15/12/1923, Sayı: 78,      Dosya:-,            Fon kodu: 30.18.1.1., Yer: 8.42

[7] A.g.a.                       Tarih: 24/6/1924,   Sayı: -,         Dosya: 20317,  Fon: 30.10.0.0, Yer no: 178.232.17

[8] A.g.a.                       Tarih: 26/10/1924, Sayı: 986,    Dosya: -,           Fon Kodu:30.18..1.1   Yer no: 11.48.17

[9] A.g.a.                       Tarih: 3/6/1925,     Sayı: 1987,  Dosya: 79-12,   Fon kodu: 30.18.1.1.   Yer: 14.32.19

[10] A.g.a.                      Tarih: 5/3/1924,     Sayı: 316,    Dosya: 22-10,   Fon kodu: 30.18.1.1    Yer kodu: 9.15.13

[11] A.g.a.                      Tarih: 8/2/1925,     Sayı: 1516,  Dosya:-,            Fon kodu: 30.18.1.1,   Yer kodu: 12.75.6

[12] A.g.a.                      Tarih: 25/1/1925,   Sayı: 1470,  Dosya: 169-6,   Fon kodu: 30.18.1.1.,  Yer: 12.72.20

[13] A.g.a.                      Tarih: 27/12/1925, Sayı: 2954,  Dosya: -,           Fon Kodu: 30.18.1.1.  Yer Kodu: 17.81.9

[14] A.g.a.                      Tarih: 14/9/1925,   Sayı: -,         Dosya: 6927,    Fon kodu: 30.10.0.0,   Yer kodu:64.427.25

[15] A.g.a.                      Tarih: 29/6/1926,   Sayı: -,         Dosya: 685M,  Fon: 30.10.0.0              Yer: 63.424.9

[16] A.g.a.                      Tarih: 10/12/1925, Sayı: -,         Dosya: 23313,  Fon kodu: 30.10.0.0,    Yer: 197.351.14

[17] A.g.a.                      Tarih: 13/4/1927,   Sayı: 5029,  Dosya: -,           Fon kodu: 30.18.1.1.    Yer kodu: 24.23.12

[18] A.g.a.                      Tarih: 10/10/1928, Sayı: 7202,  Dosya: 56-54,   Fon kodu: 30.18.1.1.    Yer kodu: 30.60.16

[19] A.g.a.                      Tarih: 30/1/1929,   Sayı: 7615,  Dosya: -,           Fon kodu: 30.18.1.1.,   Yer kodu: 1.14.4.

 [20]A.g.a.                      Tarih: 25/8/1929,   Sayı: 8268,  Dosya: 56-56,   Fon kodu: 30.18.1.1.,   Yer kodu: 5.41.15

[21] A.g.a.                      Tarih: 17/10/1929, Sayı: 8467,  Dosya: 432-79, Fon kodu: 30.18.1.1.,   Yer kodu: 6.51.13

[22] A.g.a                       Tarih: 22/10/1930, Sayı: 10097,Dosya: 154-29, Fon kodu: 30.18.1.1.,   Yer kodu: 14.69.1

[23] A.g.a.                      Tarih: 24/6/1933,   Sayı: 14631,Dosya: 43-56,   Fon kodu: 30.18.1.2.    Yer kodu: 37.48.12

[24] A.g.a.                      Tarih: 20/10/1934, Sayı: -,         Dosya: 436146,Fon kodu: 30.10.0.0,    Yer kodu:259.742.

 


İzlenme: 3031
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR