hakan höbek

Aynı Şarkı (!)

Cengiz BAYSU

Cengiz BAYSU

E-Posta : cengizbaysu1955@yahoo.com.tr

    Güneydoğu Anadolu bölgemizden son üç ay içinde sürekli olarak şehit cenazeleri geliyor. BDP milletvekillerinin tavırları halkımızı üzüyor. Terörist mi milletvekilinden destek alıyor yoksa milletvekili mi teröristin sırtını sıvazlıyor belli değil.                                   

    Yurdun değişik yerlerine gönderilen aziz naaşlar defnedilene kadar yine “kanı yerde kalmayacak, bunu yapanlar hesabını verecek!” nutukları atılacaktır. Sonra yine ABD ile daha sıkı işbirliği çabaları araştırılacak, İran ve Suriye’ye yönelik suçlayıcı konuşmalar devam edecek. Bu kısır döngü içinde bizler de yeni bir saldırıları bekleyeceğiz.

    Terörist cenazesini götüren bir grubun askeri lojmanların önünden geçtiği sırada Türk bayrağının kaldırılmasını gördük ekranlarda. Yürekler acısı bir manzaraydı bu. Kim emir verir, kim uygular? Tabii gerekçe hazır: Karşı tarafı tahrik etmemek! “Karşı taraf” tabirine de hasta olan vardır mutlaka şimdi. Evet, terör örgütünün mensuplarına ve yandaşlarına karşı taraf diyorum. O bölgenin insanını başımın üzerinde taşırım. Şimdiye kadarki yazılarımda da bunu hep vurguladım. Ama onlar müstesna…

    Ayrıca “karşı tarafı tahrik etmemek” şeklindeki bir anlayışı kabul etmek mümkün değildir. Bu gruplar, yurdun dört bir yanında eylem yapacak ve suç işleyecekler, halk tahrik olmayacak, bayrak çekilmesi tahrik sebebi sayılacak. Bu devletin kanunları hep “ehl-i namus”a ve “eline silah almayan”a  mı uygulanır?   

    Her türlü karıştırma, ses bozma ve susturma aygıtlarıyla donatılmış olan genelkurmay karargâhı dinlenebiliyor, her türlü konuşma kayıt altına alınabiliyorsa küçücük bir bölgede 300 civarında kişinin faaliyetleri de elbette dinlenebiliyor, izlenebiliyordur. İnsansız hava araçları, ABD desteği, gece görüş cihazları, ısıya karşı duyarlı sensörler, istihbarat elemanları… O zaman bizi yanıltan birileri mi var? Hayır… Peki, neden öyleyse? Cevabı, “kurutulmayan bataklıkta sinek avlamak”tır.

    Bölücübaşı, içeriden verdiği talimatlarla yıllarca terör örgütünü yönetmişti, susturuldu. Bölücübaşı yedeği, Kandil’den sıraladığı emirleriyle katliamlara imza atıyordu, yüzlerce Kürt gencinin hayatını söndürdü. Örgüt verdiği büyük zayiatlarla bugün yarın yine “ateş kes, barış, insan hakları, demokrasi nutukları atacak, hatta aracılar bulmaya çalışacaktır. Kamplara davet edeceği gazetecilere olayların kendi iç hesaplaşmaları nedeniyle meydana geldiğinden, bölücübaşı yedeğinin insan sevgisiyle dolu olduğundan (!), dış güçlerin karıştırmasından söz edecektir. Bazı gazetelerimizde dizi dizi, boy boy resimleri çıkacaktır.

    Kürt kökenli şehit askerlerimizin cenaze törenlerinde ağlayan ana babalarının feryatlarını ve BDP’ye ettikleri âhı hiç duymaz mı teröristlerle kucaklaşan bu milletvekilleri? Neyin mücadelesini veriyorlar? Bu milletvekilleri hakkında Meclis’te gereğinin yapılacağı Sn. Başbakan tarafından açıklandı. Yargı sürecinin de sonuçlanmasını bekliyoruz.  

    Meselenin diğer boyutu ise hem komik hem de acı. Fidan gibi “Mehmetçik”ler toprağa düşer, içimiz parçalanırken ailesinden elektrik-su parası tahsil edilmeye gidiliyor. Şehit maaşı bağlanmasından, şehit yakınlarına iş ve tahsil imkânı bulunmasına kadar yaşanan olumlu gelişmeler memnuniyet verici olmakla beraber hâlâ bazı idareler her şehit olayında yapmaları gerekenleri düşünemiyor, basının diline düşüyorlar Ayrıca merak ediyorum: Bu aziz şehitlerimiz yine bandoyla uğurlanırsa halkımızın dini inanç ve edimlerinde eksiklik olur mu?               

    Burnumuzun dibinde önemli gelişmeler meydana gelmektedir. Suriye’yi karşımıza aldık diye İran gerçek yüzünü göstermeye başladı. Sınırımıza yakın yerlerde füzelerini konuşlandıran İran’ın birtakım denemelere girişmesi ve bazen de Türkiye’ye yönelik tehditkâr sözler sarf etmesi hiç hoş değil. Dost gözüküp topraklarımızda cirit atan ajanlarıyla bu ülkeye nasıl ve ne kadar güvenebiliriz?

    Biz başka devletlerin güç gösterilerinin seyircisi olmak istemiyoruz. Onların birbirlerine karşı kullanacakları cafcaflı füzelerinin resimlerini ve yaratacağı acı sonuçları da görmek istemiyoruz. Suriye ve İran’a hâmilik yapan devletlerin bölgedeki istikrarsızlığı körükledikleri bir gerçek. Son olarak NATO’nun devreye girmesi ve en yetkili ağızların yaptığı açıklamalar,  işin boyutlarının nerelere varacağını ve ciddiyetini göstermiyor mu?

 

 


İzlenme: 1040
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARLAR

KOCAELİ - HAVA DURUMU

KOCAELI

ÇOK OKUNANLAR

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ