Darıca\'nn ilk ve tek günlük gazetesi

Suriyeliler

14 Nisan 2019 Pazar 15:53
suriyeliler

Klavye üzerinden bedava kabadayılık yapanlar, çok istiyorlarsa evlerinin bir odasını bunlara açsın..

Bolu’nun çiçeği burnunda belediye başkanı CHP’li Tanju Özcan, göreve gelmeden önce seçmenlerine verdiği sözü tutarak, Suriyeliler’e belediye eliyle yapılan yardımları kesti. Kimilerince bu karar doğruydu, kimlerince ise yanlışın daniskasıydı…

Biraz önce bir röportajını okudum.

Diyor ki; 4 ayrı kurumdan para desteği alıyorlar; sosyal hizmetler, sosyal yardımlaşma, belediyeler ve Kızılay. Bolu'da en şık onlar giyiniyor, en rahat onlar yaşıyorlar. Bu dört kurumun da birbirinden haberi yok. Yani biz belediye olarak hangi mültecinin hangi kurumdan yardım aldığını bilemiyoruz, onlar da bizimkileri bilemiyor…

Aslında insanın tam da bam teline basıldığı bir cümleyi de ekleyince kendimce hak  veriyorum Tanju Özkan’a..



Devam ettiği konuşmasında şunu söylüyor başkan; Benim içim sızlıyor, bu misafirlik fazla uzadı. Burada gördüğüm bir olay var, unutamıyorum. Yaşlı bir teyze, eksi 10 derecede kaldırıma oturmuş yağ-yoğurt satıyordu, karşısında da bu arkadaşlar, hepsi de çok sağlıklı, genç, bankamatik önünde sıraya girmişler, tıkır tıkır paralarını alıyorlardı. Bu vicdani değil. Türkiye'de artık bir tartışmanın başlaması gerektiğini düşünüyorum…

 

Daha önceden Darıca’daki Suriyeliler ile ilgili kaleme aldığım, ‘’ Suriye’ye gitmeye gerek yok, sahile inin…’’ başlıklı yazımda;  Kimi Suriyeli tosuncuklar, guruplar halinde Arz-ı Endam eylerken,  çok gerilerdeki hatunlar da kendilerine özgü giydikleri şıkır şıkır kıyafetlerle bir mankenin zarafetini aratmıyorlar neredeyse… 

 

‘’Vay be !’’ diyesi geliyor insanın…

Bu memleketin her evladı neredeyse bir ekmeğinin yarısını gariban Suriyeliler ile paylaşırken, kulakta volkmen, bilekte altın künye, parmakta yüzük, boyunda kolye ve üzerlerine giydikleri ünlü markalara ait spor kıyafetlerle kasım kasım kasılarak dolanan bu tosuncuklar adeta bıyık altından gülerek bizleri enayi yerine koyuyor gibi geldi bana…’’   Şeklinde yorumda bulunmuştum..

 

Bir kere elma ile armutu birbirinden ayırmak gerek; Yani, kim nereden, ne kadar yardım alıyor onun tespiti olması gerek. Ayrıca bu arkadaşların bir çoğunun eli ekmek tutuyor ve bir yerlerde çalışıyor, kimseye muhtaç değil, bu durumdakilere de sosyal yardımda bulunmak bizdeki yoksula ihanet sayılmaz mı? 

Mültecilerin içinde maddi durumu iyi olan, zengin, hatta çok zengin olanları da var elbette ki… Bu arkadaşlar, neden kendi vatandaşına destek vermiyor? Onun da hesabı kitabı yapılmalı.. Yani,’Tarlada bostan, yan gel yat Osman’’ olmamalı…

Ha buna rağmen, halâ, klavye başında bedavadan kabadayılık yapan arkadaşlar, çok istiyorlarsa maaşlarının yarısını bağışlasınlar. Ya da evlerinin kapılarını açıp bir odalarını onlara tahsis etsinler.

Bu iş artık kabak tadı vermeye başladı..

 

 

Haberin etiketleri:

Suriyeliler


Haber okunma sayısı: 775

htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Biraz insaf ve merhamet

    Misafir Erol bey bir gazeteci olarak Suriyeliler takıntınızı yadırgadım doğrusu. Bir kuşak ileriye gitseniz belki de siz de bu topraklara farklı bir yerlerden gelmiş olabilirsiniz. Gazeteci olmanız hasebiyle hem Belediyeden hem de Kaymakamlıktan bu bölgede ne kadar Suriyeli yaşadığını ne kadarının sosyal yardımlardan faydalandığını ve hangi kaynaklardan bu yardımın sağlandığını öğrenmeniz gayet mümkün. Ancak böyle bir zahmete girmeyip sadece sahillerde gördüğünüz bazı tiplerin üzerinden binlerce insanı töhmet altında bırakmak bir gazeteciye yakışmıyor. Suriye meselesine sadece deniz kenarında yüzmeye gelen insanlar üzerinden bakmak en hafif tabirle insafsızlıktır. Bu pencereden bakanların bu bölgede yaşayan binin üzerinde ailenin kendi ihtiyaçlarını karşılamak üzere çeşitli işlerde çalıştıklarını görmezler. İnşaat işlerinde amele ihtiyacının bu insanlar tarafından karşılandığını görmezler.Tekstil atölyelerinde ve inşaatlarda hem ucuza çalıştırılıp sigorta dahi ödenmediğini görmezler. Sadece sahilde bir kaç zibidiyi görünce vay efendim bunlar niye geldi diye sağa sola saldırırlar. Sahi Erol bey hiç bir Suriyelinin yaşadığı evi ziyaret ettiniz mi? Özellikle Piri Reis mahallesinde bulunan evleri ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Bakın bakalım 450-500 liraya kiraya oturdukları evleri beğenecek misiniz. Sadece olaya bir taraftan bakarsanız bir çok şeyi kaçırırsınız. Bu insanların alışveriş yaptıkları pazarlar marketler, oturdukları evlerin kiraları bu bölgedeki ekonomiye destek olmuyor mu? Erol bey biraz empati yapmak zor mu? Kendinizi onların yerine koyup bir düşünün. Siz deprem olunca evinizi terk etmiyor musunuz? 99 yılında depremde günlerce bu bölgenin insanları parklarda yatmadı mı? Şimdi bu insanlar kafalarından aşağı bomba yağarken (Lütfen internetten varil bombasını bir araştırın) gözleri önünde ailelerinden birilerini kaybederken, çocuklarını o cehennemden kaçırıp salim bölgelere sığınmalarını nasıl yadırgarsınız. Erol bey siz gözünüzün önünde evladınız yere düşse ve dizi kanasa ne hale geliyorsunuz. Bu insanların evlatları gözleri önünde paramparça ediliyor, namusları heder ediliyor düşündünüz mü? Peki bu insanlar bugün geri dönüp gitse nerede yaşayacaklar bir fikriniz var mı? Sadece gitsinler demek ne kadar insaflı bir düşünmek lazım. Ama Allah tan sizin gibilerin sayısı çok değil. Bu millet 80 lerde nasıl ki Bulgaristandan göçen soydaşlarımıza kol kanat germiş ve onları bağırlarına basmışlarsa bu insanlara da kol kanat germişlerdir. Yarın şartlar düzelip geriye döndüklerinde şükür ki sizin gibilerin değil onlara ellerini uzatan ve yaralarını saranları hatırlayacaklardır ve belki bu insanlarla tarihteki kardeşlik bağlarımızdan daha sıkı bağlar kurulacaktır. Darıca size ve sizin gibilere ait değil çok şükür. Allah Teala her kuluna tayin ettiği rızkı çeşitli vesilelerle onlara ulaştırır. Siz sizinkinden şüphe etmeyin başkalarınınkini de düşünmeyin efendim. Son olarak Allah Teala yüreklerimizden insaf ve merhameti almasın. Zira onlar kaybolunca geriye hiçbir şey kalmıyor. 16 Nisan 2019 10:00

DİĞER HABERLER